Bir arkadaş grubu 'Karma Akademi'yi oluşturmuşlar. Fikirler, öneriler, tespitler, okumalar her şey karma bir şekilde ilerliyor. 'İlerlemek' amaç bu..
Pazar sabahlarının uzun kahvaltılarından ve keyif çaylarından feragat ederek istekle yollara düşen bir grup genç var Konya'da… “Karma Akademi” ekibinden bahsediyoruz.
Adları karma ama sadece hanımlar katılıyor
Bağlayıcı ya da bir zorunlulukları olmadığı halde her hafta bir araya gelip Kur'an'dan, ahlaktan ve dünya düzeninden konuşan bu gençler ve amaçları bilinsin istedik.
Geçtiğimiz yıl ilk olarak Kemal Özer başkanlığındaki Gıda Güvenliği Hareketi seminerlerinde bir araya gelen ekip, Kemal Özer'in İstanbul'a taşınmasından sonra başının çaresine bakmaya karar verdi.

İlk yaptıkları gündem belirlemek oldu
Kişisel gelişim ve İslam ahlakı arasındaki ilişkiyi sorgulayarak başladılar, derine inip ideolojilerin toplum üzerindeki etkisini, özellikle modernizmin farklı alanlardaki yansımalarını araştırdılar.
Bu şekilde geçen birkaç hafta sonunda bu kadar gâvur ilmi kafidir diyerek, başta “adalet” kavramını Ömer'den (r.a.), sonra “sıddıkiyet” kavramını Ebubekir'den (r.a.) örnekler ile bağdaştırarak konuşmaya açtılar son oturumda… Ayşe'nin (r.a.) entelektüel kişiliği, Hatice'nin (r.a.) ise aile içi rollerine dair konuşacaklarmış ilerleyen zamanlarda.
Sınayacak hoca olmayınca her öğrenci ödevini yapar!
Kur'an-ı Kerim meali okuyarak başladıkları sohbetlerinde dinamik bir ortam hakim, zira hepsi konularına farklı kaynaklardan çalışarak aktif katılıma hazır olarak geliyor. Tam burada biri Gazali'den bir örnek veriyor, biri Camus'dan, biri Ali Fuat Başgil'den…

Testte çözerim kitap da okurum!
Bazı şeyleri eleştiriyor olmanın onları sisteme dahil olmaktan kurtaramadığının farkında olduklarından kimi üniversite, kimi KPSS, kimiyse yabancı dil hazırlık kursuna devam etmekte… Konu paylaşımı ve toplanma saatlerini buna göre sürekli güncelliyor, bahane kabul etmiyorlar.
“İlim harcandıkça artar.” Ali (r.a.)
Ajandalarına not ettikleri bu söz amaçlarının ne olduğunun en iyi göstergesi belki de.
Ashab'dan bir anekdot gözüme çarpıyor, yine ajandaya not düşülmüş;
“Arkadaş, “hadi!” deyince “nereye?” diye sormayandır.”
Bunları görünce onları bir arada tutan şeyi anlıyorsunuz. Çetin tartışmalara rağmen ayrılırken ya da bir sonraki buluşmada samimi kucaklaşmalarını da yadırgamıyorsunuz.
Fikirler de karma
İçlerinde Konyalılar, mezunlar, üniversite öğrencileri, üniversite terkler, muhtelif liseliler var, bu da aynı kavramlara, öze bağlı farklı bakış açıları ile bakabilmelerini sağlıyor.
Yakın zamanda faaliyete geçirmek üzere tasarladıkları Rasim Özdenören külliyatı okumaları varmış, en çok önemsedikleri ise haftanın konusu üzerine Konya ahalisinden otorite birilerinin katılımıyla toplantılar düzenlemekmiş.
Peki ya sonra?
Hedeflerinin verimli, etkili ve kapsamı sürekli genişleyen bir bilgi paylaşımı ortamı sağlamak olduğunu söylüyorlar. Küçük adımlar atsalar da devamlılığı temin ederek daha iyi işler başarmayı amaçladıklarını dile getiriyorlar. Nitelikle orantılı sayı artışını hedeflediklerinden, katkı sağlayacak herkese selam gönderiyor, aralarına davet ediyorlar.
Konya'da her Pazar sabahı kah Tüketiciler Birliği ofisinde kah muhtelif kitap kafelerde birileri hem okuyor, hem konuşuyor.
Rumeysa Betül Arı umut hep var, dedi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar