Aşıların faydalı olup olmadığı gündemde tartışılıyorken MHP'li Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş zamanında Kürtlerin yoğun yaşadığı bölglere bozuk Kızamık Aşısı gönderildiği iddiası bu tartışmalara yeni bir boyut getirdi.
Haydar Ali - Münire Irtak / TIMETURK
Her gün yeni aşıların piyasa sürülmesi ve sürekli bir üst modelinin üretilmesi akılları sorulara boğuyor. Bırakın faydasını ve zarını piyasadaki aşıların bozuk olup olmadığı hakkında bir çok tartışma mevcuttur. İnsan sağlığından çok para kazanma hırsıyla aşıların üretildiğini iddia eden bir çok bilim insanı var.
MHP'li Eski Sağlık Bakanı Osman Durmuş zamanında Kürtlerin yoğun yaşadığı bölglere bozuk Kızamık Aşısı gönderildiği iddiası bu tartışmalara yeni bir boyut getirdi. Her geçen gün bozuk kızamık aşısından etkilenen çocuk hastaların sayısı artıyor. SSPE olarak bilinen en yaygın hastalık bozuk aşının bir yan etki olarak hayatımızdaki yerini almış durumda.
Erdal Çalışır AKnews haber portalına verdiği demeçte, tehlikeli olarak bilinen kızamık hastalığının dünyada pek kalmadığını fakat buna rağmen Kürt çocuklarının arasında yaygın olduğunu ve bunun dikkat çekici bir olay olduğunu bildirdi.
Çalışır şöyle devam etti: "Bu kasten yapılmıştır. Neden Rize, Samsun, Trabzon, Muğla ve Aydın'da sadece bir-iki hasta var, fakat sadece Viranşehir'de 45 hasta var? Neden sadece Diyarbakır'da yüzlerce hasta var? Neden yalnızca Batman'da 150 hasta var? Biz ölenleride bu rakamlara dahil etmiyoruz.
Çalışır aynı hastalığın Mardin'de Arap ve Türklerin arasında az görüldüğünü fakat Nusaybin ve Kızıltepe gibi kürtlerin yoğun olduğu ilçelerde hastalığın çok yaygın olduğunu ve bu durumun kuşku uyandırdığını belirtti.
Çalışır, derneklerinde 200 kızamık hastasının isminin kaydedildiğini ve bu hastalığa yakalananların %90nın 1999-2000 doğumlu olmasıyla beraber ve 2006'dan bu yana sadece Diyarbakır'da 160 çocuğun kızamık hastalığı nedeniyle yaşamını kaybettiğini iletti.
Kızamık Virüsü(SSPE) Hastaları ile İşbirliği ve Dayanışma Derneği başkanı, “ Yaşanan durumdan MHP'li eski sağlık bakanı Osman Durmuş sorumludur. Bu hastalığı geçiren çocukların yüzde 99u Osman durmuş döneminde kızamık aşısı yapılmış çocuklardır. Bu dönemde kızamık aşıları uçak kargoları ile Hindastan'dan getirtildi. Bu aşılar yolda bozulmuşlardır. Bu dönem iddiaları arasında da yer aldı bu. Osman Durmuş yüzde 99 bozulan bu aşıları Kürt şehirlerine göndermiştir” dedi. Çalışır bu konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götüreceklerini bildirdi.
Oğlum Gözlerimin Önünde Eriyor
BU hastalarla ilgili 17.09.2010 Doğru Haber muhabiri İbrahim Halil Şayık'ın yaptığı haberde bir babanın feryadı hastalık karşısındaki çaresizliğide gözler önüne seriyor. “Oğlumun hastalığını 5 ay önce ilk olarak öğretmeni fark etti” diyen Muhammed Seyfullah'ın Babası Mithat Kümet, “Oğlum okulda çok başarılı olduğu için öğretmeni tarafından çok seviliyordu. Bir gün öğretmeni onu tahtaya kaldırmış. Ama verdiği soruyu çözememiş, hocası buna çok şaşırıp beni aradı. Bir sorunu var mı diye sordu? Meğer bu hastalığa yakalananlarda önce hafıza kaybı meydana geliyor. Önce oğlumun sol eli bir şey tutmaz oldu. Onu öğretmeniyle birlikte Diyarbakır'da hastaneye götürdük oradan da Ankara'ya da götürdük. Her iki hastanede de oğluma SSPE teşhisi koydular. O gün bugündür hastane hastane dolaşıyoruz. En kötüsü de oğlum her gün gözlerimin önünde biraz daha eriyor. Ve ben hiçbir şey yapamıyorum” dedi

Sebep Olanlar Ortaya Çıkarılsın
Türkiye'de SSPE hastalığının bir tedavisini bulamadığını belirten baba Kümet, bu hastalığın gerekçelerinin araştırılması ve tedavisi için bir şeyler yapılması gerektiğini belirtti. Baba Kümet, “Özellikle bu hastalığa yakalanan çocukların hastalık sebepleri iyice araştırılmalıdır. Güneydoğu ve Doğu'da binlerce çocuğu bu duruma koyan canilerden hesap sorulmalı. Bunun üzerine gidilip, bu zulme sebep olanlar yargılanmalı. Özellikle bu bayat aşıların Güneydoğu'da ağırlıklı çıkması ve doktorlar tarafından aşırı dozda kullanılması bizleri tedirgin ediyor. Yetkililerden isteğimiz sonuna kadar bu konunun üzerine gitmeleri ve her şeyin açığa çıkarılmasıdır” diye konuştu.
SSPe Hastalığının Tedavisi Mümkün mü?
Tedavisi olmayan hastalık olarak bilinen SSPE hastalığının 1999–2002 yıllarında özellikle Güneydoğu ve Doğu'da, Osman Durmuş'un Sağlık Bakanı olduğu dönemde yapılan kızamık aşılarından sonra ortaya çıkması dikkat çekicidir. Şu ana kadar bu hastalıkla ilgili hukuki bir sürecin işlememesi de “Acaba kamuoyundan bir şeyler mi gizleniyor?” sorularını akıllara getiriyor. Şu anda Batman'da yüzden fazla çocuk SSPE hastalığı ile can çekişiyor. İlgi çeken bir nokta da bu hastaların ya aynı köy sağlık ocağında ya da aynı mahalle sağlık ocağında aşı olmalarıdır.
SSPE hastalığı nedir?
Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) kızamık mikrobunun yol açtığı bir beyin hastalığıdır. Kızamık veya kızamık benzeri bir virüsün sebep olduğu az rastlanan ölümcül bir nörolojik hastalık olarak da tanımlayabiliriz. Önceden normal gelişimi olan bir çocukta (ya da genç erişkinde) birkaç hafta birkaç ay içinde gelişen; yürümede bozulma, unutkanlık, konuşmada bozulma, davranış değişikliği, başın öne doğru düşmesi ya da vücutta gevşeme, silkinme şeklinde çok kısa süreli nöbetler en tanımlayıcı belirtilerdir.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar