Maret skandalı Tarım Bakanlığı'nda krize neden oldu

Tarım Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Süerdem altında imzası olan rapora rağmen 12 ton ette bakteri olup olmadığının bilinmediğini savundu.

Maret skandalı Tarım Bakanlığı'nda krize neden oldu

160 bin porsiyon hastalıklı hamburger eti ile ilgili açıklamalarda bulunan Tarım Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Metin Süerdem kendisinin ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in onayladığı rapor çelişkiler taşıyor.

Tarım Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Metin Süerdem, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, salmonella ve listeria bulunduğu iddia edilen söz konusu 11 ton et ürünlerinde gerçekten bu bakterilerin olup olmadığını, örnek bulunmadığı için kendilerinin de bilmediğini belirtirken, bu et ürünlerinin akıbetini de araştırdıklarını söyledi.

Süerdem, “Firma hakkında 22 temmuzda Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduk. 11 ton etin akibetini, salmonella bakterisi bulunup bulunmadığını biz de bilmiyoruz. Şimdi bunu cumhuriyet savcılığı araştırıyor” dedi.

Raporla demeçler çelişkili

Oysa Mehmet Süerdem'in bu sözleri bizzat kendi yönetimince yani Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca onaylanan ve Tarım Bakanı Mehdi Eker'in önüne konularak “olur” alan raporu ile örtüşmüyor.

Gelişmeye göre, Teftiş Kurulu Başkanı Metin Süerdem, 12 ton hamburger etindeki bakterilerle ilgili ihbar üzerine bizzat Bakanlık tarafından verilen “olur” üzerine 21.06.2010 tarih ve 2010-128/1877 sayılı yazı ile Başmüfettiş Süleyman Çambaşı'nı görevlendiriyor. Başmüfettiş de TEF.2010.000.702.01/2010-128 sayılı sonuç raporunu tamamlayarak Teftiş Kurulu Başkanı Süerdem'in önüne koyuyor.

Belirtilen ürünler hastalıklı

Süerdem raporu imzalayarak “olur” almak üzere 20.07.2010 tarihinde Tarım Bakanı Mehdi Eker'e sunuyor. Bakan Eker de “olur” veriyor ve ilgili firmalar hakkında soruşturmalar açılmasını, cumhuriyet başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunulmasını emrediyor. Süerdem'in “Bu etlerde bakteri olup olmadığını bilmiyoruz bile” dediği açıklamasının aksine kendisinin ve Bakan'ın onayının bulunduğu raporun 4 ve 5. sayfalarında aynen şu ifadeler yer alıyor:

“...Diğer taraftan, Kocaeli Tarım İl Müdürlüğü elemanlarınca tanzim edilen bilgilendirme raporunda (EK: 24, 24/1.1): belirtilen ürünlerin analizleri sonucunda tesbit edilen Listeria Monositogenesis ve Salmonella sp. etkenlerinin oluşturduğu hastalıkların zoonoz karakterli olduğu, hem insanlarda hem de hayvanlarda hastalık yaptığı...”

Veteriner raporları da var

Yine aynı rapora eklenen EK:24/1.1 ve altında Hay.Sağ.Şb.Md. Erdinç İçigen, Veteriner Hekim Ceyhun Arabacı ve Veteriner Hekim Mehmet Akdoğan'ın imzasının bulunduğu, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı kaşesi yeralan “BİLGİLENDİRME RAPORUDUR” başlıklı yazıda da, şöyle deniyor: “İlgili yazı ekinde belirtilen ürünlerin analiz sonucunda tesbit edilen Listeria Monositogenesis ve Salmonella sp. Etkenlerinin oluşturduğu hastalıklar zoonoz karakterli olup hem insanlarda hem hayvanlarda hastalık yaymaktadır. Bu nedenle bu ürünlerin köpeklerde tüketilmesi sakıncalıdır.”

Dağıtıcı da ‘hastalıklı' diyor

Aynı şekilde, TT Gıda'dan 160 bin porsiyon et aldığını söyleyen Fasdat Gıda Dağıtım Şirketi yetkilileri, Tarım Bakanlığı'ndan gelen görevlilere etlerin sağlıksız olduğuna dair raporlar sunuyor.

Bu konu da Tarım Bakanlığı Başmüfettişi Süleyman Çambaşı'nın “soruşturma raporu”nda defalarca vurgulanıyor. Soruşturma raporuna binaen hazırlanan sonuç raporunda da etlerin hastalıklı olduğuna dair ifadeler yer alıyor.

Dolayısıyla Tarım Bakanlığı kendi içerisinde tezatlıklar gösteriyor. Etlerin akıbetiyle ilgili belirsizlik ise devam ediyor.



MARET ürünlerinde ölümcül bakterler tespit edildi

Hasan'ın zehirli et imha tesisi

12 ton bakterili etin imha yeri olarak gösterilen Zeybek Katı Atık Tesisi, tek kişilik bir şirket. Yeri de bir apartman dairesi

160 bin porsiyon hastalıklı hamburger etinin akıbeti ile ilgili gelişmelerin içerisinde yer alan Balıkesir'de kurulu Zeybek Katı Atık Merkezi'nin yöneticisi Hasan Büyükmertoğlu ile konuştuk. Kendisinin olayların içerisine çekilmesi çabasına anlam veremediğini söyleyen Büyükmertoğlu, yaptığı her işin yasal olduğunu belirtti.

Fasdat Gıda Dağıtım'dan kendisine ulaştırılan 12 ton yani 160 bin porsiyon hastalıklı hamburger eti ile ilgili sorular yönelttiğimiz Büyükmertoğlu, söz konusu hamburger etlerinin hastalıklı olduğunu bilmediğini söyledi.

İlk defa Fasdat ile çalıştığını ve ilk defa et imha işine karıştığını söyleyen Büyükmertoğlu, “Şirket yetkilileri bana ‘günü geçmiş etler' diye bahsetti. Ben de bu tür etlere uygulanan imha prosedürünü uyguladım. Önce bir domuz çiftliği aradık ama ruhsatlı bulamayınca şirket yetkilileri benden ruhsatlı bir yer olmasını istedi” dedi.

Önce domuz çiftliğine gitmişler

Ruhsatlı domuz çiftliği bulamayınca domuz çiftliğine götürmekten vazgeçtiklerini söyleyen Büyükmertoğlu, Fasdat yetkililerine, bu sefer bir köpek yetiştirme merkezi bulduklarını ilettiğini belirtti.

Bursa Karacabey'deki Madımak Kangal Köpeği Üretim Yetiştirme ve Koruma Merkezi ile temasa geçtiklerini ifade eden Büyükmertoğlu, Fasdat yetkilileri ile beraber 12 tonluk eti buraya teslim ettiklerini açıkladı.

İşin bundan sonraki safhasının kendisini ilgilendirmediğini kaydeden Büyükmertoğlu, etlerin hastalıklı olduğuna dair kendisine hiçbir şekilde bilgi verilmediğini söyledi.

Hastalıklı etler için farklı bir imha yöntemi uygulandığını belirten Büyükmertoğlu, o zaman bunları ya tamamen imha etmeleri ya da gömme yoluyla ortadan kaldırmaları gerektiğini kaydetti.

Artık daha dikkatli olurum

Büyükmertoğlu, “Ancak bana etler ‘günü geçmiş etler' olarak getirildi. Ben de bunu göz önüne alarak kendilerine böyle bir imha yöntemi teklif ettim kabul ettiler. Eğer etlerin hayvanlar için de tehlike arzedecek şekilde hastalıklı olduğunu bilseydim kesinlikle böyle bir yol seçmezdim” diye konuştu.

Fasdat'ın geçtiğimiz günlerde kendilerini arayarak 7 tonluk bir et imhası daha istediğini kaydeden Hasan Büyükmertoğlu, bundan sonra daha dikkatli olacağını söyledi.

Basit bir imha işi yüzünden başına gelmedik sıkıntı kalmadığını ifade eden Büyükmertoğlu, “Aynı sorunlar yine başgösterecekse Fasdat'la ilişkilerimi götüremem” dedi.

Yetkilileri zorla getirtirim

Kendisinin kimyasal atık imha etme gibi bir ruhsatının olmadığını kabul eden Büyükmertoğlu, “Zaten yaptığım işlere bakarsanız böyle bir faaliyetim de yok. Ben genelde belediyelerin çöp, hurda kâğıt, çaturlu sular gibi maddelerin imha edilmesi ile uğaşırım” diye konuştu.

Hastalıklı et türü imha edilecek madde gelmesi halinde yeni bir ruhsat alması gerektiğini söyleyen Hasan Büyükmertoğlu, Tarım Bakanlığı'nın etlerin köpek çiftliğine teslim sırasında yanlarında olmadığını belirtti. Büyükmertoğlu, “Kendilerine haber gönderdim ancak gelmediler. Bundan sonra başıma yine bu tür işler açılacaksa zorla da olsa getirtirim” dedi.

Kendilerinin bu piyasada yıllardır güven içerisinde faaliyet gösteren bir şirket olduğunu dile getiren Büyükmertoğlu, vergi levhaları dahil bütün evraklarının denetime açık olduğunu, büyük bir şeffaflık içerisinde çalıştıklarını söyledi.

Büyükmertoğlu, olayı basından takip ettiğini kaydederek, kendilerine karşı haksız ithamlarda bulunulduğunu söyledi. Büyükmertoğlu, “Adımızın bu tür olaylara karışması bizi çok üzüyor. İsteyen her kurum ve kuruluş gelip bizi inceleyebilir” diye konuştu. (Taraf)

 

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.