Margarinciler 'bozulan imaj'larını düzeltmek için kampanyaya sarıldı. Diyetisyenler ise margarin reklamlarına ateş püskürüyor.
Aralarında TDD İstanbul eski Şube Başkanı Diyetisyen Selma Önelge Gür'ün de bulunduğu yüzlerce diyetisyenin imzasını taşıyan açıklamada, İkisi diyetisyen, birisi akademisyen olmak üzere meslek camialarından üç kişinin margarin reklam kampanyasında yer almalarının etik olmadığı görüşüne yer verildi.
Açıklamada şöyle denildi:
“Reklamda yer alan kişilerle margarinle ilgili sitede yayımlanan verileri sağlayan diğer akademisyenin tüm diyetisyenleri temsil etmiyorlar. Bu kişilerin 'Diyetisyenler margarin öneriyor!' şeklinde yanlış bir algılamaya neden oldular.
Tüm diyetisyenleri artık margarin destekçisi gibi doğru olmayan bir konuma haksız yere düşürdüler. Margarin hakkındaki görüşlerimiz değişmedi ve margarin tüketimine ihtiyatla yaklaşılması gerektiğinin de altını çiziyoruz.
Diyetisyenlerin açıklamasının tamamı ise şöyle:
Aşağıda adı yazılı diyetisyenler olarak margarin reklam kampanyası ile ilgili uyarı ve görüşlerimizi halkımıza duyuruyoruz:
1) Diyetisyenlerin margarin reklam kampanyasında yer almasını etik ve doğru bulmuyoruz.
2) Bir ürünle ilgili yenilik ve gelişmelerin dikkatle izlenmesinin önemli olduğunu ancak bu konulara dikkatle yaklaşılması ve yeniliklerin abartılı bir şekilde aktarılarak halkın kafasının karıştırılmaması gerektiğini bir diyetisyenlik ilkesi olarak kabul ediyoruz.
3) Yağ tüketimini teşvik edici hele üzerinde tartışma olan bir ürünü 'sağlıklı ve artık istediğiniz kadar tüketebilirsiniz!' anlamı çıkmasına neden olan bir mesajın reklamda yer alan diyetisyenler aracılığıyla verilmesinin halk sağlığı açısından ciddi riskler oluşturması olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz.
4) Reklamda yer alan beslenme uzmanı sıfatı kullanan iki diyetisyen ve bir akademisyenin 'Diyetisyenler margarin öneriyor!' şeklinde yanlış bir algılamaya neden olduklarını ve tüm diyetisyenleri artık margarin destekçisi gibi doğru olmayan bir konuma haksız yere düşürdükleri kanısındayız.
5) Margarin reklamında yer alan ikisi diyetisyen diğeri ise aynı camiadan bir akademisyenin, margarinle ilgili sitede verileri sağlayan diğer akademisyenin tüm diyetisyenleri temsil etmediklerini ve edemeyeceklerini, reklamda ve medyada söylediklerinin, oluşturdukları imajın tüm diyetisyenleri bağlamayacağını, bu kampanyada yer almalarının kendi kişisel iş ve tercihleri olduğunu bildirmeyi bir görev sayıyoruz.
6) Trans yağ azaltma çalışmasının ve yüzde bir oranının altına indirilmesinin margarinle ilgili olumlu bir gelişme olduğunu ancak
• Trans yağın tamamen sıfırlandığı gibi bir anlam çıkarılmaması gerektiğini ve henüz tüm margarinlerde özellikle sanayi tipi margarinlerde bu yeni teknolojinin kullanılmadığını
• Kalp damar hastalıkları riski oluşturma olasılığı olan aterojenik doymuş yağ asitlerinin margarinde hala var olduğunu
• Omega 3 ve Omega 6 yağ asitlerinin hangi cins ve miktarlarda hangi koşul ve durumlarda ne etki yaptığı bilgisiyle margarindeki Omega 3 ve Omega 6 yağ asitlerinin etkisini dikkatlice incelemek gerektiğini
• Henüz ortada sadece literatür bilgilerinin olduğunu, margarinde iyileştirme olarak iddia edilen konularda ülkemizle ilgili klinik çalışma ve verilerin henüz olmadığının dikkate alınmasını görüşlerimiz olarak paylaşıyoruz.
7) Biz diyetisyenler bir ürünü çok özel koşullar dışında yasaklamadığımız gibi hiçbir gıdayı da gerektiğinden fazla tüketmeyi hiçbir zaman önermiyoruz. Sağlıklı ürünleri öne çıkarmaya çalışıyoruz.
Halk sağlığı açısından baktığımızda günlük enerji gereksiniminin sağlanmasında; yağların oranının yüzde 30 – 35'i geçmemesi, yağ kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve doymuş yağlarla margarinin % 8'den, tekli doymamış yağ içeren yağların % 17'den, çoklu doymamış yağ içeren yağların ise % 10'dan fazla tüketilmemesi gerekiyor. Bu noktadan hareketle margarin hakkındaki görüşlerimizin değişmediğini ve margarin tüketimine ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini vurguluyoruz.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar