Tarım Bakanlığı, çok tartışılan GDO yönetmeliğinde birkez daha değişiklik yaptı. GDO’lu mısır ve soya resmi izinle Türkiye'de...!
Türkiye 2009 Ekim'inde yayınlanan yönetmelikten sonra “Var mı yok mu” diye tartışılan GDO'lu ürünlere resmi olarak kapılarını açtı. Genetiği değiştirilmiş 16 çeşit mısır ve üç çeşit soyanın gıda ve yem amaçlı kullanılabileceğine karar verildi.
Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) için uygunluk denetimi yapan bilimsel komite, iki önemli karar aldı. İlk kararla, bir ürünün GDO'lu sayılabilmesi için öngörülen eşik değer belirlendi. Eşik değer, Avrupa Birliği'nin kabul ettiği binde 9 oldu.
Eşik değeri aşan oranda GDO içeren ürünlerde bu durum etikette belirtilecek. Binde 9′un altında GDO içeren ürünlerde ise etiketleme zorunluluğu yok. Komite, aynı kararda, genetiği değiştirilmiş üç çeşit soyanın gıda ve yem amaçlı kullanımında risk olmadığına hükmetti.
Bilimsel komitenin diğer kararı ise 17 çeşit genetiği değiştirilmiş mısırla ilgili sonuçları içeriyor. Komite, genetik olarak değiştirilmiş T25 kodlu mısır için uygunluk vermedi.
Ancak diğer 16 mısır çeşidinin 12'si yem ve gıda, dördü ise sadece yem amaçlı kullanılabilecek. Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da onayladı.
Karar, bazı tartışmalara da yol açacak gibi görünüyor. Uzmanlar, komitenin yeterli ve gerekli incelemeyi yapmadığını öne sürüyor ve Avrupa Birliği'nin onay verdiği genetiği değiştirilmiş türlere otomatik bir onay verildiğini savunuyor.
Karardaki bir ayrıntıya da dikkat çekiliyor. Bilimsel komite, onay verdiği genetiği değiştirilmiş mısır türlerinin konserve, un, irmik ve mamulleri gibi doğrudan tüketim dışında kullanılmasını risksiz buldu. Uzmanlar, bu ürünlerde kullanımın ne tür riskler içerdiğinin açıklanması gerektiğini vurguluyor. (EurActiv)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar