Migren denince akla ilk olarak saatlerce, bazen günlerce süren korkunç baş ağrısı atakları geliyor. Oysaki migren sadece baş ağrısı değildir; baş ağrısı migrenin belirtilerindendir. Prof Dr Mustafa Ertaş'tan migrene dair bilgiler:
Nörolojik bir hastalıktır, atak sırasında beyin damarlarının iltihaplanması ağrıyı yaratır. Baş dönmesi, mide bulantısı, kusma, sese ve ışığa duyarlılık gibi, migrenin başka birçok belirtisi vardır. İstatistiki bilgilere göre migren, 18-65 yaş arası her 100 kişinin 16'sında görülüyor. Kadınlarda görülme oranı erkeklere göre 3 kat daha fazla. Lodos, az ya da fazla uyku, âdet dönemleri, yorgunluk, açlık, beslenme alışkanlıkları gibi çeşitli etkenlerin tetiklediği migren, ağrı kesiciyle tedavi edilemiyor. Sadece belirtiler engellenmeye çalışılabiliyor.
Migrenin tetikleyicileri
Migren atağının çok çeşitli tetikleyicisi var. Bunlardan bazıları kontrol edilebilir, bazıları kontrol edilemeyen nedenler. Hava koşullarını veya âdet dönemlerini kontrol etmek mümkün değil, ama ses ve ışık düzeyini, beslenme alışkanlıklarını veya alkol kullanımını değiştirebilmek mümkün. Migrenli hastaların tümüne genel olarak verilebilecek öğüt; düzenli uyku uyumaları, düzenli beslenmeleri, öğün atlamamaları, aç kalmamalarıdır. Bunların yanında bir de ne yedikleri önem taşıyor. Tip3 testi sayesinde, diyet değişikliğinin migrenin seyrinde ciddi bir fark yarattığı kanıtlandı. Kişinin duyarlı olduğu gıdaları bilip, diyetini de buna göre düzenlemesi, migrenin etkisinin hafiflemesini sağlıyor. Bazı hastalarda ise ataklar tamamen ortadan kalkıyor.
Test nasıl yapılıyor?
Kanımızdaki şekeri ölçtürdüğümüz test gibi herkese kolaylıkla yapılabilecek bir test. Test hastaya çeşitli gıdalar verilerek yapılmıyor, kandan bakıyor. Hastanın kanında 266 gıdaya karşı antikor aranıyor. Düzeyi yüksek bulunan antikorlar, duyarlı gıda olarak kabul ediliyor.
* * *
Migrenin, beynin nörotransmitterleri ve kan damarlarındaki değişikliklerden kaynaklandığına inanılıyor. Bu değişimlerin nedenleri hâlâ araştırma ve tartışma konusu olsa da, migren ataklarını tetiklediğinden şüphenilen etkenler de var:
Yemek yememe veya nadir yemek yeme. Uyku düzenindeki değişiklikler. Monosodyum glutamat, kafein, tiramin ya da alkol içeren gıdalar. Aşırı yorgunluk (fiziksel veya zihinsel). Hormonal faktörler (adet kanamaları, doğumkontrol hapı ya da menopoz). Aşırı fiziksel aktivite. Yüksek ses, ışık, yoğun parfümler gibi çevresel faktörler. Rüzgar, aşırı sıcak veya soğuk gibi iklim faktörleri. Stres.
* * *
Son üç ayda iki kere şiddetli baş ağrıları yaşadıysanız, aşağıdaki üç soruyu kendinize sorun. İkisine veya üçüne "evet" diyorsanız, migrenli olma ihtimaliniz yüzde 90'ın üzerinde:
1. Baş ağrısı sırasında hiç bulantınız oldu mu?
2. Hiç ışıktan rahatsız oldunuz mu?
3. Baş ağrınız nedeniyle işe, okula veya alışverişe gidemediğiniz oldu mu?
Dikkat: Bu bir tanı testi değil, ancak bu bir fikir verme testidir. Doğru tanıyı almak için hekime danışmak gerekiyor. Migrende esas olan nörolojik muayenedir. Bunu da hekim yapmalıdır, çünkü bazen başka beyin rahatsızlıkları da migren belirtileri gösterebilir.
* * *

Migren çoğunlukla baş ağrısı ile karıştırılıyor. Hastalar, migrenlerinden habersiz olduğu için atak geçirdiklerinde ağrı kesici kullanıyor. Yıllarca ağrı çekip hiç doktora gitmemiş hastalar da var. Ama migren ağrısını ağrı kesici ilaçlar her zaman geçirmez, aksine ağrıya karşı olan fren mekanizmalarını köreltir. Migren herhangi bir baş ağrısı değildir, beyinde oluşan iltihaplanmadan kaynaklanır. Bunu da iltihabı önleyen migrene özel geliştirilmiş ilaçlar geçirir. Doktora gelenlerin oranı yüzde 40'ın altında iken reçetesini doktordan alanların sayısı ise yüzde 30. Ağrı kesiciler bırakın migreni geçirmeyi, migrenin kronikleşmesine neden oluyor ve bağımlılık yapıyor. Bu yüzden sık ağrı çeken kişilerin migren olup olmadığının teşhis edilmesi gerekir
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar