CHP Muğla Milletvekili Gürol Ergin, Genetiği Değiştirilmiş Organizmalarla (GDO) ilgili yapılan çalışmaları ve GDO'lu ürünlerin ithal edilip edilmediğini sordu.
Ergin, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, GDO'lu ürünlerin üretildiği ve tüketildiği ülkelerde ''başta sağlık olmak üzere, değişik çevresel ve sosyo-ekonomik riskler oluşturduğunun çeşitli bilimsel araştırmalarla ortaya konulduğunu'' kaydetti.
Türkiye'ye GDO'lu tohum ya da ürün ithalatının serbest olup olmadığını soran Ergin, yasak ise hangi yasanın hangi madde ya da maddelerinin GDO'lu bitki, tohum ya da ürünün ithalatını yasakladığını öğrenmek istedi.
Ergin, ''Hangi illerde ve kaç adet GDO analizi yapabilen laboratuvar vardır ve bu laboratuvarlarda GDO analizi yapılmakta mıdır?'' dedi.
Ergin, önergesinde şu soruları kaydetti:
''Bugüne kadar hangi ürün ya da ürünlerin ithalatına, yapılan laboratuvar analizi sonucunda GDO'lu oldukları anlaşıldığı için izin verilmemiştir?
İthal edilen mısır, soya, pamuk ve kolzanın GDO'lu olup olmadığını anlamak için laboratuvar analizi yapılmıyorsa, tükettiğimiz bu ürünlerin GDO'lu olup olmadığını nereden bileceğiz? Eğer analiz yapılmıyorsa, GDO'lu bitki ithalatının yasak olması bir anlam ifade ediyor mu?
GDO'lu bitkilerle ilgili olarak 1998-1999 yıllarında Harran, Akdeniz, Çukurova, Niğde Araştırma Enstitülerinin, 1999 yılında Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsünün yaptığı pamuk, mısır ve patates alan denemelerinde hangi sonuçlar alındı, alınan sonuçlar kamuoyuna neden açıklanmadı, bu denemeler ne için sürdürülmedi?
Bakanlığınızın hazırladığı Ulusal Biyogüvenlik Yasa Tasarısı AB mevzuatına uygunluk göstermemektedir. Hazırlanan yasa tasarısına göre, AB Biyogüvenlik Otoritesi'nin üretimine izin vermediği örneğin GDO'lu soya ülkemizde üretilebilecektir. Her konuda AB mevzuatına uyum göstermeye çalışan Bakanlığınız bu konuda neden farklı bir mevzuat düzenlemesine gitmektedir? Yoksa bu düzenleme Türkiye Tohumcular Birliği istediği için mi böyle olmaktadır?
İlgili Bakan olarak, 'Türkiye'ye GDO'lu ürün girmiyor', 'Türk halkına GDO'lu ürün yedirmiyoruz' diyebiliyor musunuz?''
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar