Organik diye fahiş fiyatlara satılan ürünler organik değil paranızı boşa harcamayın. İddianın sahibi pazarcılar. Peki bu ifade doğru mu? Yoksa ticari çıkar için uydurulmuş bir masal mı?
Türkiye Sebzeciler Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu (TÜSPAF) Başkanı Mehmet Çakman, çarşı, pazar ve marketlerde 'organik' diye satılan ürünlerin aslında organik olmadığını öne sürdü. Hayvanların bile eskiden olduğu gibi meralarda otlanmadığını, suni yemlerle beslendiğini dile getiren Çakman, "Ülkede organik gübre yok ki, organik tarım olsun. Eğitimli köylüler zamanında ilaçlayıp, zamanında hasat ederse o zaman doğal ürün olur, ama organik ürün mümkün değil." dedi.
Market ve pazar tezgahlarında 'organik' diye normal üründen daha pahalıya satılan malların gerçekten doğal olup olmadığı tartışmaları sürüyor. Konuyla ilgili bilim adamlarıyla sık sık bir araya geldiklerini belirten TÜSPAF Başkanı Mehmet Çakman, Türkiye'de organik tarımın yapılmadığını iddia etti. Artık hayvanların bile doğal otlanmadığına dikkat çeken Çakman şunları kaydetti: "Önceden hayvan gübresinden tezek yapılıp, ısınılıyordu, şimdi o da mümkün değil, çünkü hayvanlar daha fazla süt ve et versin diye suni katkılı yemlerle besleniyor. Dolayısıyla organik gübrenin olmadığı yerde organik tarım hiç mümkün değil. Hollanda'da bilim adamlarıyla da görüştük. 'Uçağın geçtiği yerde organik tarım olmaz' dediler."
"PAZARCININ ÇÜRÜK DİYE AYIRDIĞI ÜRÜNLERİ ORGANİK DİYE SATIYORLAR"
Pazar yerlerinde esnafların yamuk, çürümüş ürünleri tezgah altlarına koyduğunu belirten Çakman, bazı köylü kılığına girmiş insanların tezgah altlarında çürüğe ayrılan ürünleri sepete koyarak pazarın diğer ucunda 'organik' diye daha pahalıya sattığını savundu.
Pazarcı esnafının 'günahtır' diyerek tezgahından kaldırdığı ürünlerin 'organik' adı altında satılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Çakman, şunları söyledi: "Maalesef bu konuda denetimler de yetersiz. Ülkede organik tarım olduğuna inanmıyoruz. Sadece eğitim almış, ürünü zamanında ilaçlayan, zamanında hasat eden köylüler ilaç kalıntısı olmadan doğal ürünler yetiştirebilir. Sadece eğitim almış köylüler doğal ürün yetiştirir. Ünlü markaların yaptığı erişteler alınıyor, bez torbaya konulup 'organik' diye satılabiliyor. Gerçekten piyasada denetimler yetersiz. İnsanlar 'organik ürün yiyoruz' diye paralarını çöpe atmasın. Tarım Bakanlığı organik tarım adı altında açılan işletmeleri yakinen izlemesi gerekir. Tezgahında organik ürün satanlar izlenebilirlik banknotunu gösterebilmeli." (CİHAN)
GIDA HAREKETİ DİYOR Kİ:
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar