Hileli gıda maddelerini üreten firmalar Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından teşhir edilmeye başlayınca hem firmalar hem de tüketicileri korku sardı.
Tüketiciler Türk mutfağının vazgeçilmezi olan salçaların da incelenmesini istedi. Gönderdikleri şikayetlerde “Salçalarda zararlı katkı maddesi ve gıda boyası kullanılıyor” dediler.
Hileli bal, sucuk, salam, sosis ve peynir üreten firmaların teşhir edilmesinin ardından diğer firmalar korkuya kapılırken tüketiciler de tükettikleri her gıdadan emin olmak istediklerini kaydettiler. Tüketiciler, Şikayet Portalı Şikayetvar'a gönderdikleri şikayetlerle mutfakların vazgeçilmezi “salça”yı şikayet ettiler. “Salçalarda ciddi şekilde gıda boyası kullanılıyor. Gıda güvenliği riski var” dediler.
Üretim koşulları bilinemediği için açıkta satılan gıda maddelerinin güvenlik riski vardır. Fakat hem Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamalar hem de tüketicilerin gönderdiği şikayetler sadece açıkta satılan değil marketlerde kapalı olarak satılan ürünlerin de tüketici sağlığını tehlikeye attığı görüldü.
“Salçalarda Gıda Boyası Var Salça Küflenmiyor”
“Mutfağınızdaki tehlikeye dikkat!” diyen tüketiciler yemeklerin vazgeçilmezi salça hakkında da inanılmaz iddialar ortaya attılar. “Daha doğal beslenebilmek amacıyla olabildiğince organik ürün almaya çalışıyorum.
Organik gıda üreticilerinden birinden aldığım organik tarım logolu ve IMO tarafından sertifikalandırılmış domates salçası aldım. İçindekiler kısmında sadece organik domates ve açıklamalarında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın izniyle hiç bir katkı maddesi kullanılmamıştır yazıyordu. Ancak salçayı kullandığımızda içeriğinde ciddi şekilde bir gıda boyası kullanıldığını anladım.
Çünkü yemekler her zamankinden daha kırmızı oluyor, tabaklara sinen kırmızılık yıkanınca zor çıkıyor, yıkamada kullandığımız fırça ve sünger kırmızı renge boyanıyordu. Bu ülkede organik olduğu iddia edilen, sertifikalandırılan bir ürüne de güvenemeyeceğimizi bir kez daha anladım.
Üstelik bu ürünlere eş değerlerinden daha fazla para ödüyoruz. Ayrıca organik ürünlerin diğerlerine göre koruyucu içermediğinden veya içermemesi gerektiğinden daha çabuk bozulması, bayatlaması gerekiyor. salçaların genellikle üzeri paslanır. Bu organik salça maşallah taş gibi üzeride paslanmıyor.”
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar