Özal suikastını sigaracılar mı yaptı?

Sabah yazarı Yavuz Donat'ın yazdığı yazıyı Yenişafak yazarı Taha Kıvanç öyle bir açtıki iş yargıda biteceğe benziyor. Bir Başbakan'ı öldürmeye kadar gittiği îmâ edilen sigara olayı neydi? Ve Kanada'nın sigara yasağını kaldırmasını Türkiye neden ve ne hakla istedi? Bir yandan sigarayı yasaklı bir yandan da... Bu ne perhis bu ne...

Özal suikastını sigaracılar mı yaptı?

Kapalı alanlarda sigara yasağı konusunda Başbakan Erdoğan ve hükümet üyelerini kutlayan Yavuz Donat şunları söylüyor:

"Bu kanun "orasından burasından tırtıklanmak... Delinmek... Dumansız hava sahası kirletilmek" isteniyor.
Aromalı sigara...
Muzlu sigara...
Çikolatalı sigara...
Çilekli sigara...
Şimdi iş "oralara çekilmek" isteniyor.
* * *
Dikkat dikkat!..
Türkiye üzerinde "küresel propaganda oyunları" oynanıyor.
* * *
Amerika'da bazı "sivil toplum örgütleri" sigara karşıtı kampanya yürütürken...
"Sigara üreticisi firmalarla" mahkemelik oldular.
"Sivil örgütlenme" mahkemeden bir "talepte" bulundu:
- Davalı olduğumuz firmanın "iç yazışmaları" açıklansın.
* * *
Mahkeme karar verdi:
- İç yazışmaların açıklanmasına...
* * *
"İç yazışma" 11 milyon.
Nasıl açıklanır, kim okuyabilir, nerede dosyalanır?
11 milyon iç yazışma şu anda "San Francisco Üniversitesi'nin sanal kütüphanesinde."
"Sergileniyor"
, var mı ilgi duyan?
* * *
Kanada Parlamentosu "tütün ürünlerinde katkı maddelerinin kullanımını yasaklayan" bir yasa çıkardı.
8 Ekim 2009 tarih ve C-32 sayılı yasa.
Yasanın hükümleri "2010'da" yürürlüğe girdi.
* * *
Türkiye "Kanada'nın çıkardığı bu yasanın bozulması için" Dünya Ticaret Örgütü'ne başvurdu.
"Kanada yönetimi"
fevkalade rahatsız oldu.
Ve Kanada Büyükelçimiz'e "4 sayfalık bir yazı" yazdı... 12 Ağustos 2010'da.
"Tepkisini"
dile getirdi.
Sayın Başbakan!..
Bunları biliyor musunuz?
Kanada'nın "yasağını delmek" Türkiye'ye mi düştü?
* * *
Amerikan sigara sektörünün "11 milyon iç yazışması" içinde "Türkiye'deki bazı işadamları... Siyasetçiler... Üst bürokratlar ile ilgili olanlar" var mı?
Evet... Var.
Hem de "50 bin yazışma."
Yazışmalarda "çok büyük işadamı" adı geçiyor mu?.. Evet, geçiyor.
"Çok büyük siyasetçi"
adı geçiyor mu?.. Evet geçiyor.
"Olay"
öylesine "derin" ki..."

Yavuz Donat'ın bu yazısını değerlendiren Taha Kıvaç ise şunları yazdı:

"Sigaramın dumanı, yoktur firmaların imanı

Sağlık konularına duyarlı olmasına duyarlıdır, ama gelişmelerin günlük siyaset borsasına tavan yaptırdığı şu günlerde Yavuz Donat'ın dikkatini sigara konusuna yoğunlaştırması özellikle dikkat çekici. Hem de benim gibi meydan okumalardan etkilenenleri ayaklandıracak "Var mı ilgi duyan?" sorusu eşliğinde bunu yaptı.

İster istemez ilgi duydum.

Ülkemizde kapalı mekânlarda sigara yasağı dünyanın uygar ülkelerinden epey sonra başladı. Daha dün denilecek kadar yakın bir dönemde... Oysa 1980'lerden beri konuşulur dururdu yasak, birkaç kez Meclis'te görüşülmüştü de... Ne olduysa oldu, girişimler hep akim kaldı. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sigara konusundaki keskin tavrına, Sağlık Bakanı Prof. Recep Akdağ ile TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Prof. Cevdet Erdöl'ün kesin kararlılıkları eşlik edince...

Yasak nihayet geldi ve uygulanmaya başladı ülkemizde de...

Şimdi birileri yasağı sınırlandırmak için Anayasa Mahkemesi üzerinde baskı uyguluyor. Hiç eksilmeyen bir yoğunlukla hem de...

Yavuz Donat'ın iki gün üstüste işlediği konu, günümüzle doğrudan ilgili değil. Sigara şirketlerinin yasağı delmek için sarf ettikleri çabalara 'küresel oyun' adını veriyor. 1980'lerin başından itibaren Türkiye'yi sigara sarmalında tutmak için gösterilen gayretler gerçekten de bu tanımlamayı hak ediyor.

1984 yılından bir örnek veriyor Sabah yazarı. Sigara firmalarının temsilcisi Niki Hauser Ankara'ya gelip merkezde görevli üç büyükelçiyle görüşüyor. Firmanın iç yazışmalarına göre, Hauser, "Bu büyükelçiler iki bakana çok yakın; Türkiye'de önemli postlar sürekli değişir, elimizi çabuk tutalım" aklını veriyor...

Firmalar her ülkenin sözünü dinleyeceği muhatapları devreye sokuyorlar. Türkiye'de Özal dönemi ve İngiliz Başbakan Margaret Thatcher ile Özal arasında fikir yakınlığı var. Thatcher başbakanlıktan ayrıldıktan sonra Türkiye'yi ziyaret ediyor. Gelişi 'eski dost' veya 'eski başbakan' olarak; ancak amacı, sigara firmalarının taleplerini en etkili kişilere aktarmak...

Başarıyla yerine getirdiği anlaşılıyor bu görevini...

Sigara-karşıtı bir sivil toplum örgütünü mahkemeye veren sigara üreticisi firmaya, mahkemenin "Getirin bakalım içyazışmalarınızı" dediği bilgisini öğreniyoruz. Yazışmalar, raporlar ve bilgi notlarından oluşan belgeler böylece ortaya çıkıyor. Mahkeme dosyanın San Fransisco Üniversitesi Sanal Kütüphanesi'nde korunmasına karar veriyor.

Sabah yazarının verdiği bilgi üzerine bir araştırma yaptım, karşıma hafif farklı bir tablo çıktı.

Üniversite dediği gibi San Fransisko'da, ama adı Kaliforniya Üniversitesi (The University of California). Konuyla ilgisi daha karmaşık üniversitenin: Öğretim üyelerinden Prof. Stanton Glantz sigara-karşıtı faaliyetleriyle tanınmıştır. Bir gün ofisine iki kocaman kutu halinde Brown & Williamson Tobacco Corporation'un (BWTC) iç yazışmaları gelir. Üzerinde gönderici adı olarak 'Mr. Butts' yazılıdır. Aynı belgeler Kongre üyesi Henry Waxman ile New York Times'tan Philip Hilts'e de gönderilmiştir.

Prof. Glantz belgeleri üniversitenin kitaplığına gönderir ve yazışmalar kataloglanır.

Kıyamet de bundan sonra kopar. BWTC derhal belgelere el konulmasını talep eder mahkemeye başvurarak, hatta o ana kadar belgeleri gözden geçiren herkesin isimlerini de ister. Mahkeme firmanın aleyhine karar verir ve üniversite de belgelere herkesin erişebilmesini sağlar, internet sitesine koyarak...

1960'lardan 1990'ların başına kadar, nerelerde, kimlerle sigara lehine lobi faaliyeti yaptığı görülebiliyor BWTC'nin... Ülkeler arasında Türkiye de var.

Aslında bu konuda çok geniş bilgi sahibi biri bulunuyor medyamızda: Ulusalcı kanadın en önde gelen düşünürlerinden Yeniçağ yazarı Altemur Kılıç... "Hayatımın çok iftihar etmediğim, zoraki bir dönemi" dediği yıllar boyunca İngiliz Rothmans sigara firmasının Türkiye temsilciliğini yapmıştı Altemur Bey...

O bu görevi İngilizler adına üstlenene kadar Türkiye'de yalnızca Türk tütünü ekiliyor ve sigaralarda da yerli tütün kullanılıyordu. Yabancı sigara ithali yasaktı. Önce Tekel yabancı sigara üretimine ikna edildi, ardından Virginia ve Burley tütünleri için ekim yasağı kaldırıldı ve bazı yörelerde yabancı firmalar için de tütün yetiştirilmeye başlandı.

'Ulusalcı' Altemur Bey'in, anılarında, "Onlara karşı hayli mücadele verdim, ama ikna edemedik; Nuh diyor peygamber demiyorlardı" sözcükleriyle özetlediği çabaları sonunda sonuç verir ve yabancı sigara satışı serbest bırakılır. Bir şey daha olur: Rothmans Türkiye'de kurulu bir fabrikaya ortak yapılır.

Şimdilerde "Turgut Özal'a suikast girişimi" tartışılıyor ya, bir rivayete göre Turgut Bey kendisine karşı ölümcül husumetin sigarayla ilişkisi olduğuna inanıyordu.

İlginç bir konu gerçekten."

Yasak sigara tüketimini artırdı mı?

17 milyon lüks daire nasıl yakılır?

Şeker maskeli zehir tehdidi

Bülent Şanlıkan / Akşam

Dünya, çocukları ve gençleri hedef alan aromalı sigaraya karşı savaş açarken hazırlanan yeni yönetmelik taslağı alarm zillerini çaldırdı. Prof. Dağlı, yönetmeliğin kabulü durumunda aromalı sigaraların boşluktan faydalanılarak rahatça satılabileceği uyarısı yaptı

Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (TAPDK) yeni yönetmelik taslağı tartışma yarattı. Hazırlanan taslakta 'aromalı sigara tehlikesi'nin önünün açıldığını savunan Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi (SSUK) Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı uyardı; 'Bu şekilde geçerse çocuk ve gençler için büyük tehlike oluşturacak'
Dağlı, şirketlerin Türkiye piyasasına aromalı sigaraların girmesini sağlamak için TAPDK'ya baskı yaptığını öne sürerek  'Aromalı sigaralar, gerek paketleme tekniği gerekse tat olarak gençleri ve çocukları hedef alıyor' dedi. Dağlı, TAPDK'nın sigara üreticisi şirketlerle flört ettiğini öne sürdü.
Dağlı, sorunun Uruguay'da 170 ülkenin katılımıyla gerçekleştirilecek Taraflar Konferansı'nda gündeme geleceğini duyurdu. Elif Dağlı, 'Çok uluslu büyük sigara üreticilerinin paravan örgütü' olarak nitelediği Uluslararası Tütün Üreticileri Derneği'nin (ITG), ABD'nin Kentucky Eyaleti'nde yapılacak toplantısına TAPDK yetkililerinin de davet edildiğini söylüyor. Dağlı, 'Böyle kritik bir zamanda Uruguay toplantısı öncesinde ABD'ye gitmek son derece sakıncalı ve şüphe uyandıran bir durum. Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi'ne göre sigara firmaları ile kamu görevlileri ve STK'ların birlikte çalışması yasak. Kanun çiğneniyor' diye konuştu. Sigarada kullanılan katkı maddelerine sağlıkçıların karşı çıkmasının haklı bir neden olduğunu belirten Dağlı, 'Aroma işini öyle abarttılar ki içine çilek koyuyorlar, muz koyuyorlar. Türkiye'de bu sigaralar henüz yaygınlaşmadı. Dünyada başka bir yerlerde bunların yasaklanmasına çalışılıyor. Yani yolun başındayız ve tam önlem alma noktasındayız. Bu sigaraların içinde alkol de var. Muz paketleri gibi yapılmış sigaralar yapıyorlar. Kadınlara özel kutular, çocuklara şeker kutusundan hiçbir farkı yok. Zehri allayıp pulluyorlar. Ölümcül bir maddeyi süsleme izni kimsenin olmamalı' şeklinde konuştu.
Yüzde 15'İ kaçak
Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 2009 yılı faaliyet raporuna göre, 2008 yılında ele geçirilen kaçak sigara miktarı 10 milyon 669 bin 357 paket. Bu rakam, 2009'da 10 milyon 149 bin 605 pakete ulaştı.Türkiye'de kaçak sigara tüketiminin aylık 400 milyon paket olduğu sanılıyor. Sigara tüketiminin yüzde 10 ila 15'inin kaçak olduğu tahmin ediliyor.

TEHLİKEYİ FARK EDİN
Halk Sağlığı Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Hilal Özcebe de aromalı sigaraların özellikle gençleri hedef aldığını söyledi. Dünyada aromalı sigaralara karşı bir karşı duruşun olduğunu belirten Özcebe, 'Gelişmiş ülkelerin bu konuda set çektiğini görüyoruz. TAPDK'nın da halkın sağlığı ile ilgili karalarlar alırken dikkatli olması gerekiyor. Aromalı sigaraların gençlerin sigaraya başlamasında büyük rol oynayacağını düşünüyorum. Bu nedenle tehlike büyük. Fark edelim' diye konuştu.

Aromalı sigarayla mücadele eden ülkeler
AromalI sigara ile mücadele eden ülkeler ve kararları ise şöyle:
AVUSTURYA: Bazı eyaletlerde sigaradaki meyve şekerleme tatlarını yasakladı.
TAYLAND: İdari düzenleme ile meyve ve şekerleme tadı taşıyan sigaraların pazarlanmasına izin vermedi.
ABD: Ulusal yasayla meyve, şekerleme, baharat (örneğin karanfil), alkollü içecekler gibi tatların eklenmesini yasakladı.
 KANADA: Ulusal yasa ile tütünden imal edilmiş sarma kağıdı, tatlandırıcı ve katkı maddelerini yasakladı.
 FRANSA: Bir tebliği ile sigaralarda vanilya dahil çeşitli tatlandırıcıların kullanımı sınırlandı.
AB: Avrupa Komisyonu tütün ürünlerinde cazibe yaratan maddelerin (aroma) kullanımı kontrol altında.

'TUZAĞA DÜŞMEYİN'
Dünya Akciğer Vakfı İletişim Danışmanı Rebecca Perl Türkiye'ye sigara ve sağlık konusunda doğru iletişimi anlatmak için geldi. Perl, şöyle dedi: 'Katkı maddelerinin ve aromaların katılması gençler ve çocuklara ulaşmak için bulunmuş bir yoldur. Gençler ve çocuklar elde edilmeye çalışıyor. Tuzağa düşmeyin.'

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.