'Pfizer çocukları kobay olarak kullanıp katletti'

Guardian'a göre, Wikileaks'in sızdırdığı, Amerikan Dışişleri Bakanlığı'na ait gizli bir yazışma, dünyanın en büyük ilaç şirketi Pfizer'in, hakkındaki davayı geri çekmesi için Nijerya Başsavcısı üzerinde baskı kurmaya çalıştığına işaret ediyor.

'Pfizer çocukları kobay olarak kullanıp katletti'

Gazeteye göre, 1996'da Nijerya'nın kuzeyindeki Kano eyaletinde 10 binden fazla çocuğun öldüğü menenjit salgını sırasında Pfizer uzmanları bir kasaba hastanesinde 200 çocuk üzerinde ilaç denedi.

Çocukların yarısına o dönem Amerika'da kullanılan en iyi menenjit ilacı olarak kabul edilen "Ceftriaxone", yarısına da "Trovan" adlı yeni bir ilaç verildi.

Trovan verilen çocuklardan beşi, Ceftriaxone verilen çocuklardan da altısı öldü. Gazeteye göre salgında ölüm oranının yüzde 20'ye kadar çıktığı dikkate alınınca bu, şirket için iyi bir sonuçtu.

Ölüm ilacı

Ancak, sonradan, Pfizer'in ailelerden kurallara uygun olarak izin almadığı ve denemeyle ilgili belgelere ilişkin soru işaretleri olduğu iddiaları ortaya atıldı. Hem Kano eyaleti hem de federal hükümet şirkete dava açtı.

Çocukların ilaçtan değil, menenjitten öldüğünde ısrar eden Pfizer, geçen Nisan'da Kano eyaletiyle dostane çözüme vardı. 75 milyon dolar karşılığında dava geri çekildi.

Ancak Guardian'a göre, federal davada para ödemek istemeyen şirket, davayı geri çekmesini sağlamak için, Başsavcı aleyhinde bilgi toplayacak kişiler tuttu. Bu kişilerin sağladığı, Başsavcı'nın yolsuzluk yaptığına dair bilgiler yerel basına sızdırıldı.

Ekim 2009'da altı milyar dolarlık dava geri çekildi. Gazete, başsavcının baskıya boyun eğdiğine dair bir işaret olmadığını ancak Nijerya ile Pfizer arasında gizlilik anlaşması imzalandığı için davanın geri çekilme nedeninin bilinmediğini aktarıyor.

Bu ilk usülsüzlüğü olmayan Pfizer haberinin İngilizce'si

Pfizer Türkiye'den itiraf gibi açıklama

Pfizer Türkiye'nin gazeteci Cüneyt Özdemir'e gönderdiği açıklama da Wikileaks belgesini doğrulandı ve “anlaşma her iki tarafın da kabul ettiği standart bir gizlilik anlaşması kapsamındadır” diyerek konuyu örtbas etmeye çalıştı.

Nijerya'da Pfizer hakkında açılan davayı kabul eden ve ödeme yapıldığını itiraf eden Pfizer Türkiye'nin açıklamasında “Nijerya Federal Hükümeti'nin Trovan davasıyla ilgili hukuki ücret ve masraflarını ödemeyi kabul etmiştir. Ödeme davaya bakan avukatına yapılmıştır” denildi. Pfizer açıklamasında yaşanan katliama ise hiç değinmedi.

Sayın Cüneyt Özdemir                                                            

 9 Aralık 2010 tarihinde İngiltere'de The Guardian Gazetesi tarafından, Pfizer'in Nijerya'daki Trovan davası ile ilgili olarak Wikileaks'den alınan bilgi doğrultusunda  yayınlanan haberle ilgili olarak sizi ve nezdinizde kamuoyunu doğru bilgilendirmek isteriz.

Hem Nijerya Federal Hükümeti, hem de Kano Eyaleti tarafından açılan Trovan davaları 2009'da karşılıklı anlaşmayla çözümlenmiş ve Pfizer, Nijerya Federal Hükümeti ile karşılıklı anlaşmaya varmıştır. Pfizer, Nijerya'daki Amerikan Elçiliği'nin federal hükümetin davalarıyla ilgili herhangi bir belgesini görmemiştir ve Şirket'in eski Adalet Bakanı'yla ilgili müfettiş tuttuğu düşüncesi kesinlikle doğruyu yansıtmamaktadır.

Pfizer Inc.'in Kasım 2009'da Amerika'da yaptığı 10-Q bildiriminde açıklandığı gibi; Nijerya'yla yapılan anlaşma gereği, Şirket aleyhindeki kamu ve ceza davaları düşürülmüştür. Pfizer, 1996 yılında yapılan çalışmasıyla ilgili herhangi bir suistimal ya da yükümlülüğü kesinlikle reddetmektedir. Şirket, Nijerya Federal Hükümeti'nin Trovan davasıyla ilgili hukuki ücret ve masraflarını ödemeyi kabul etmiştir. Bu anlaşma çerçevesinde, ödeme Nijerya'da federal hükümetin davaya bakan avukatına yapılmış ve Nijerya Federal Hükümeti'ne kesinlikle hiçbir ödeme yapılmamıştır. Genel uygulama gereği, anlaşma her iki tarafın da kabul ettiği standart bir gizlilik anlaşması kapsamındadır.

Konuyu bilgilerinize sunar; kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla, açıklamamızın yayınlanması konusunda desteğinizi hassasiyetle rica ederiz."

Saygılarımızla,
Pfizer Türkiye   

Wikileaks belgeleri:

‘Pfizer tazminat ödememek için kirli oyunlarını kullandı'

Wikileaks belgelerine göre: dünyanın önde gelen ilaç şirketinin, Nijerya ‘da menenjitli çocukların denek olarak kullanıldığı bir araştırmada çocukların ölmesi sonucu açılan federal davayı düşürebilmek amacıyla, davadan mesul başsavcının yolsuzluk raporlarını ortaya çıkartması için eksperler tuttu.

Dünyanın önde gelen ilaç şirketlerinden ‘Pfizer ‘1996 yılında Nijerya'nın Kono bölgesinde daha önce benzeri görülmemiş büyüklükte ki menenjit salgınında denenen Travon ve Ceftriaxone adlı iki test edilirken bazı usulsüzlükler olduğu iddiasıyla federal hükümet ve olayın yaşandığı, Kono eyalet yönetimi tarafından dava edilmişti. Şirket geçen yıl 75 milyon dolar tazminat karşılığında hükümetle anlaşma sözde bir sağlamıştı.

 Fakat belgelere göre Abuja elçiliğindeki ABD'li yetkililer, Pfizer'in Nijerya sorumlusu Enrico Liggeri ile 9 Nisan 2009 tarihinde masaya oturdu ve federal başsavcı Michael Aondooaka ‘nın içinde bulunduğu rüşvet halkasını ortaya çıkartmak için eksperler tutup başsavcıyı açılan davadan vazgeçmeye ikna edip davanın düşmesini sağlamaya karar verdiler. Aksi takdirde başsavcının rüşvet halkasını yerel medyada duyurmakla tehdit etmekte, ABD'li yetkililer ve Amerikan ilaç devinin Nijer sorumlusu ile yapılan toplantıdan çıkan diğer bir karardı.

 Ve belgeler finansal sorumlu Robert Tansey'in söylemleriyle devam ediyor: “Başsavcının bu aşağılayıcı ‘sözde rüşvet halkası' iddialarının ilk belgeleri Şubat ve ardından Mart ayında yayınlandı. Ellerinde Aondookaa ve onunla beraber yolsuzluk suçlamasında adı geçen diğer kişiler aleyhinde daha fazla belgenin olduğunu söyleyen Amerikan ilaç devi, yolsuzluk ve sözde rüşvet halkası içerisindeki diğer kişilerinde bu belgelerle gözünü korkutarak başsavcıya davanın düşürülmesi hususunda baskı kurulmasını sağladı.''

Kano'da ki salgında Pfizer'in doktorları 200 kadar çocuğu tedavi etti. Salgında hastalanan çocukların yarısına Ceftriaxone diğer yarısına da Trovan adlı yeni bir ilaçla tedavi uygulanıyordu. Salgında ölüm oranı yüzde 20 dolaylarında olmasına rağmen tedavisi sırasında Travon adlı yeni ilacın kullanıldığı yüz çocuktan yalnızca beşi, tedavisinde Ceftriaxone kullanılan diğer 100 çocuktansa altısı öldü. Bunun üzerine federal hükümette ilaçların test aşamasındaki süreçte bazı usulsüzlüklerin yaşandığı ve firma yetkililerinin denek olarak kullanılacak çocukların ailelerinden usule uygun izin alınmadığı iddiasıyla şirketi dava etti. Ödenen 75milyon dolarlık tazminat sonucu davadan çekilen hükümet, davadan çekilmesi akabinde bir neden belirtmemesine gerekçe olarak da Amerikan ilaç devi ile aralarında imzaladıkları gizlilik protokolünü gösterdi.

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.