Bilim adamları genetiği değiştirilmiş organizmaların memeliler için zararlı olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Rusya, her yıl düzenlenen ve 15 Nisan' dan 5 Haziran' a dek sürecek Çevresel zararlara karşı savunma günlerine, bağımsız bir araştırmanın sansasyonel sonuçlarının duyurusu ile başladı. Bilim adamları genetiği değiştirilmiş organizmaların memeliler için zararlı olduğunu kanıtladı. Araştırmacılar, GDO gıda ürünleri yiyen hayvanların üreme yeteneklerini kaybettiklerini keşfetti. Yüksek bir üreme oranına sahip Campbell hamsterları 2 yıl düzenli olarak tarımda büyük oranda kullanılan ve genetiği farklı seviyelerde değişmiş soya ile beslenmiş. Başka bir grup hamster, kontrol grubu olarak, Sırbistan' dan büyük zorluklarla bulunan (çünkü dünyadaki soyanın % 95' i transgeniktir) saf soya ile beslenmiş.
Ulusal Gen Güvenliği Birliği ve Ekolojik ve Evrimsel Sorunlar Enstitüsü tarafından ortaklaşa yürütülen deney ile ilgili Dr. Alexei Surov şunları söyledi: Bir çok hamster grubu seçerek bunları hücrelerde çiftler olarak tuttuk ve onlara her zamanki sıradan yemlerden verdik. Bir grup için hiçbir ekleme yapmadık ancak diğeri GD soya içerikli yemler ile beslendiler. Bu arada üçüncü bir grup aynı şekilde genetiği değiştirilmiş organizmalarla beslendi ve dördüncü grup daha yüksek içerikli GDO yemle beslendi. Böylece onların davranışlarını, ağırlık kazançlarını ve yavrulama performanslarını izlemeye başladık. Başlangıçta her şey normal gitti. Ancak yavrulardan yeni bir çift seçip beslemeye eskisi gibi devam ettiğimizde önemli bir etki tespit ettik. Bu çiftlerin büyüme oranları daha yavaştı ve cinsel olgunluğa daha geç ulaştılar. Bunların yavrularının bazılarını alıp bu üçüncü kuşaktan yeni bir çift oluşturduğumuzda GD gıdalarla beslenmiş bu üçüncü kuşaktan yeni yavrular alamadık. Bu çiftlerin yavrularına üreme yeteneğini aktaramadığı kanıtlandı.
Bilimciler tarafından üçüncü kuşak hamsterlarda şaşırtıcı başka bir şey de keşfedildi. Buna göre deneydeki hayvanların ağızlarında tüyler çıktı. Bunun neden olduğu anlaşılamadı. Ayrıca araştırmacılar GDO' lu gıdalar tüketen hayvanların başına gelen bu yok oluş programının sebebini anlayamadılar. Bu durumun ancak bu tür gıdaların tüketiminin durdurulması ile sonlanabileceğini söylediler. Bu nedenle bilimciler güvenli oldukları kesin olarak kanıtlanana kadar GD gıdaların yasaklanmasını önerdiler. Rus bilimcilerin ulaştıkları bu sonucun aynısına daha önce Fransız ve Avusturya' lı meslektaşları da ulaşmıştı. Bilimciler GD mısırın memeliler için zararlı olduğunu kanıtladığı anda Fransa üretimi ve satışı hemen yasaklamıştı. Deneyi yürüten bilimciler, GDO' nun sağlığa zararlı olduğunu kesin olarak söylemek için daha çok erken olduğunu belirttiler. Anlaşılır araştırmalar yürütmeye ihtiyaç olduğu konusunu ısrarla vurguladılar. Moskova yakınlarındaki “Skolkovo” buluş merkezinde “güvenilir gen teknolojileri” projesi başlatmayı önerdiler.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar