Sağlık Bakanlığı sigaracıları neden koruyor?

Geçtiğimiz aylarda Sidney Üniversitesi Kamu Sağlığı bölümünden Prof. Dr. Simon Chapman’ın araştırmalarında sigara filtrelerindeki domuz kanı kullanıldığını ispatlamıştı.

Sağlık Bakanlığı sigaracıları neden koruyor?

TIMETURK / HABER MERKEZİ

Prof. Dr. Simon Chapman'ın araştırma sonuçları tüm dünyada tartışma yarattı. Artan tedirginlik üzerine Türkiye Sağlık Bakanlığı yaptığı yazılı bir açıklama ile “sigara filtrelerinde domuz kanı ile domuz yağı ve domuza ait herhangi bir katkının kullanılmadığı tespit edilmiştir” açıklamasını yaptı.

Gelişmenin hemen sonrasında bakanlık açıklamasının peşine düşen Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Sağlık Bakanlığı'na ‘Bu araştırma nerede yapılmıştır? Bu araştırmada kullanılan bilimsel yöntem nedir? Araştırma hangi markalarda kaçar defa tekrarlanmıştır?' sorularını yöneltti ve analiz sonuçlarının birer suretinin kendilerine gönderilmesini talep etti.

Bakanlığın, Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi “Başkanlığımız ISO 9001-2000 Kalite Yönetim Sistemi Taahhütleri çerçevesinde üçüncü kişilere veremeyeceğiz” cevabını vermesi üzerine konuyu Başbakanlık Bilgi Edinme ve Değerlendirme Kurulu Başkanlığı'na taşıdı.

Başvuruyu değerlendiren Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu, 29/07/2010 tarih ve 2010/1279 tarihli kararında Sağlık Bakanlığı'nın bilgi edinme talebini hukuksuz bir şekilde reddedildiğine karar veren kurul, “itiraz konusu başvuruya ilgili kurumca verilmiş olan 17/05/2010 tarihli cevapta ise anılan madde hükümleri gereğinin yerine getirilmemiş olduğu görülmüştür” dedi.

“İstenen bilgi veya belge başvurulan kurum ve kuruluştan başka hır yenle bulunuyorsa, başvuru dilekçesi hu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir' hükmünü amirdir” diyen Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararında ‘söz konusu mevzuatın uygulanmasında daha dikkatli olunması' istedi ve “mezkûr başvurunun yetkili görülen Kuruma gönderilmesi ve keyfiyetin başvuru sahibine yazılı/elektronik olarak bildirilmesi ile ayrıca yetkili Kurumun başvuruyu 4982 sayılı Kanunda düzenlenmiş olan istisna hükümleri çerçevesinde değerlendirmesi gerekliğine oybirliğiyle karar verilmiştir” denildi.

Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'nun kararına rağmen talebi karşılamayan Sağlık Bakanlığı görüşmeler sonrasında verdiği cevapta “talebinize tarafınızca cevap verilmiş olduğu Kurula bildirilmiş olup, itirazınızın olması halinde tekrar kurula müracaat etmeniz bilgilerinize rica olunur” denildiği öğrenildi.

Gelişmeleri ‘skandal' olarak yorumlayan Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Sekreteri Fatih Coşkun, Timeturk.com'a özel açıklamalarda bulundu. Sağlık Bakanlığı'nın sigara içenleri koruduğunu belirten Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Sekreteri Fatih Coşkun, “Sağlık Bakanlığı'nın bilgi ve belge vermek istememesinin üç nedeni olabilir. Birinci neden analiz yapmadığı halde yapmış gibi açıklama yaptı. İkinci neden analiz yaptı fakat domuz kanının varlığını tespit etti. Bir üçüncü neden daha var ki, onu söylemek bile istemiyoruz” dedi.

Konunun takipçisi olacaklarını belirten Coşkun; “Sağlık Bakanlığı'na eninde sonunda gerçeği söyleteceğiz. Bunun için BEDK'ye yeniden müracaat edeceğiz. Sağlık Bakanlığı yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunacağız ve idare mahkemesine giderek belgeleri mahkeme marifetiyle alacağız” dedi.

İlgili makaleler

Domuz kanı, kansızlık ve kaçınılmaz tedavi

Sağlık Bakanlığı sigaracıları neden korur?

 

 

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.