Türkiye’de 6.5 milyon kişinin mücadele ettiği diyabet hastalığının, sağlık harcamalarındaki payı hızla artıyor. Diyabete kişi başı 400 Euro harcanacak sağlıktaki payı yüzde 11’i bulacak...
Tedavi harcamalarıyla da ekonomik yük oluşturan bu sağlık sorununun 2010'da kişi başı tedavi masrafları 400 Euro'yu bulacak. Türkiye de, bu yıl toplam sağlık harcamalarının yüzde 11'ini diyabete ayıracak. Kapital Medya bünyesinde çıkan Herkese Sağlık dergisinin nisan sayısında yer alan habere göre, dünyada, her yıl diyabet tedavisi için 166 milyar Euro'nun harcandığı tahmin ediliyor. Söz konusu harcamalar, diyabetin ve komplikasyonlarının tanısını ve bakımını kapsıyor. Türkiye'nin diyabet raporu 14 Kasım'da açıklanacak TÜRKİYE'de 2020 yılına yönelik diyabet vizyonunun, hedeflerinin ve bunlara ulaşmak için gerekli stratejilerinin belirlenmesi amacıyla, yürütülen ‘Diyabet 2020: Vizyon ve Hedefler' projesi, diyabetin yarattığı ekonomik sorunlara da çözüm arıyor. Bu konuda oluşturulan rapor, Türkiye'nin farklı bölgelerinde, ilgili taraflarca değerlendiriliyor. Tüm değerlendirmelerin sonucunda oluşturulan yeni doküman, Dünya Diyabet Günü olan 14 Kasım 2010'da açıklanacak. (Hürriyet)
Harcamanın yüzde 11'i

Dünyada 265 milyon kişinin yakalandığı diyabet hastalığı, bir salgın hastalık gibi yayılırken, ülkeler de yeterli önlem almazsa, 2050'de diyabetli hasta sayısının 350 milyona ulaşabeceği konuşuluyor. Ülkelerin ulusal sağlık bütçesinin yüzde 2.5- 15'lik bölümü diyabet için harcanıyor. Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) 2009 Diyabet Atlası'ndaki tahminlere göre, Türkiye 2010'da sağlık harcamalarının yüzde 11'ini diyabete ayıracak. Ayrıca diyabetli hastaların sağlık masrafları, bu yıl kişi başına 400 Euro olacak. Türkiye'de diyabetin ekonomik yükünü azaltma amaçlı önlemler, maliyeti azaltmaya dönük müdahaleler oluyor.
Hastalar eğitilmeli
Diyabet hastalığında maliyetin azaltılması için ilaç fiyatlarına odaklanmak yerine, hastalara eğitim vermenin daha başarılı olduğu belirtiliyor. Kalitesiz ve etkisiz hasta bakımının da önlenmesiyle maliyetlerin azaltılacağı kaydediliyor. Hacettepe Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Sağlık İdaresi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehtap Tatar, önlem olarak diyabetteki artışın yavaşlatılabileceğini ve böylelikle maliyetlerin de kontrol altına alınabileceğini söyledi.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar