Sayıştay, tüm şeker fabrikalarını denetledi. Ortaya çok edici bir sonuç çıktı. Tüm fabrikalar şekere ‘Formalin’ adlı zehir ekliyormuş.
‘Türkiye Şeker Fabrikaları raporu' hazırlayan Sayıştay, şeker pancarına çürümemesi için katılan ve zehirli bir kimyasal olan “FORMALİN” adlı maddeden konulduğunu tespit etti.
Mevzuata göre formalinin 100 bin ton pancara en fazla 20 ton olarak eklenmesi gerektiğine dikkat çeken Sayıştay yetkilileri, “Ancak bütün fabrikalarda bu değerin çok aşıldığı görülmektedir'' diye yazdı.
DEVLET ZEHRE İZİN VERMİŞ, ONLARDA ABARTMIŞ
Sayıştay raporunda ‘'Enfeksiyonun önlenmesi ve kayıpların en aza indirilmesi için şerbete formaldehit (formalin) maddesi verilmektedir.
Formalinin yetersiz kullanılması istenilen etkiyi sağlamaz. Fabrikalar ise mevzuatın izin verdiğinden çok daha fazlasını kullanarak zehri zehirle taçlandırmış.
Fabrikaların kampanya dönemlerinde, enfeksiyon durumuna göre 100 bin ton pancar için 20 tonu geçmeyecek şekilde formalin zehri kullanılabilmesine mevzuat hazretlerince izin verilmiş.
Mevzuatın ölçüleri ile yetinmeyen tüm fabrikalar üst sınırı çok fazla aşmış.
Sayıştay; raporunda “Formalinin insan sağlığına zararları konusunda ortaya konulmuş bilimsel araştırmalar bulunmaktadır” dedi.
HELAL SERTİFİKA VERENLER UTANDINIZ MI ŞİMDİ?
Rafine beyaz veya kahverengi şekere “helal sertifikası” verildiği, şeker fabrikalarının ise reklamları ve ambalajlarında “yüzde 100 doğal” ve “helal” ibarelerini kullandığı görülüyor.
İnsanı zehirleyen maddelerin eklendiği şekere sözde “helal sertifikası” verilmesi, Gıda Hareketi'nin itirazlarında ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Öte yandan insanları zehirleyen 6-7 maddenin eklendiği ve dolayısıyla zehre dönüşen ‘yasal uyuşturucu ve zehir' şekerin “yüzde 100 doğal” yalanıyla pazarlanması ise başka bir garabet olarak karşımızda duruyor.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar