Sağlık Bakanlığı'nın karşı çıkışına rağmen örtülü 'nüfus planlamasına dönüşen sezaryen' önlenemiyor. Verilere göre Konya'da doğumların yüzde 36'sı sezaryenle yapıldı. Baba adaylarına en zor anda sorulan soru, ranta dönüştü.
RİSKLERE RAĞMEN SEZARYEN ARTIYOR
Sağlık Bakanlığı'nın çabalarına rağmen normal doğumlar azalırken, bebek ve anne sağlığı açısından riskleri bulunan sezaryenle doğum oranları sürekli artıyor. ‘Ya anne, ya çocuk' ikilemi neticesinde 2008 yılında Konya'daki kamu, tıp fakültesi ve özel sağlık kuruluşlarında gerçekleşen 35 bin 538 doğumun yüzde 36'sının sezaryen olması dikkat çekti. Konya'da 2008 yılında 22 bin 622 normal doğum, 12 bin 916 tane de sezaryenle doğum gerçekleştirildi.
ÖZEL HASTANELERDE SEZARYEN FURYASI
Rakamın üniversite ve kamu hastaneleri dahil ‘toplam' olduğunu hatırlatan İl Sağlık Müdürü Dr. Hasan Küçükkendirci, özel hastaneler ve tıp fakülteleri ayrı tutulduğu zaman kamudaki hastanelerde sezaryen oranının dünya standartlarının altında olduğuna dikkat çekti. Sezaryen ile doğumun dünya ortalamasının yüzde 26 olduğunu hatırlatan Dr. Hasan Küçükkendirci, Konya'da kamu hastanelerinde ise bu oranın yüzde 25'lere kadar düştüğünü belirtti.
FITRATA MÜDAHALE ETMEYELİM
Özellikle özel hastanelerde anne adaylarının sezaryene doğru meylettirildiğini vurgulayan Hasan Küçükkendirci, şöyle devam etti: “Sezaryenle yapılan doğumlarda bebekler, solunum açısından daha zayıf olduğundan kuvöz ihtiyacı diğerlerinden çok daha fazla. Doktorlarımıza diyoruz ki; fıtrata müdahale etmeyelim. Zorunlu olmadıkça hastaları normal doğuma teşvik edelim. Burada görev hekim arkadaşlara düşüyor.”
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar