İslam dünyasının sembolü, Peygamber Efendimiz’in sembolü, sevgi ve güzelliğin sembolü… Evet, bunları biliyoruz ama gülü ne kadar tanıyoruz? Onun ilaçların en güzeli olduğunu biliyor muyuz? Peki ya 200 milyon yıllık bir geçmişini olduğunu!
Tarihte gülü bir cümle ile öyle güzel tanımlamışlar ki: "Bütün ağaçların nuru ve bütün çiçeklerin şahı!"
Bir solukta okudum ve içimde umarım bu sefer Türk halkı uyanır, elindeki bu altın madenine sahip çıkar dedim! Kitap kapağı tüm ipuçlarını veriyor aslında 'Tabiattan Gelen Şifa “GÜL” İlaçların En Güzeli' yazarı Prof. Dr. Ayten Altıntaş, yayınevi doğal beslenme ve sağlıklı yaşam alanında iddialı ve özel kitapları ile gündemde olan Hayykitap
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş iyibilgi'nin sorularını cevapladı.
Gül ile ilgili bir kitap yazdınız. Peki, bu kadar bitki varken neden gül?
“Osmanlı tıp kitaplarını incelerken gülün tedavi edici özelliklerini görüyordum ama hep görmezden geliyor, resmen “gül”ü ciddiye almıyordum. Ancak gül peşimi hiç bırakmadı. Üniversitede asistan olduğum ilk zamanda, ilk tebliğim “Gülhane” ile ilgili idi, o dönemde araştırdığım kaynaklarda Gülhane'de gülsuyu üretildiği bilgisini bile bulamamıştım. Başlangıçta gül ile ilgili hiçbir terimi bilmiyordum ama altı yıl önce, otuz yıllık meslek hayatım boyunca farkında olmadan hep gülü araştırdığımı fark ettim ve ilk makalemi de o dönemde yayınladım. Artık gülü ve gül ile ilgili terimleri yakından tanıyor, tarihi kaynaklardan hangi hastalıkları tedavi ettiğini gördükçe güle olan hayranlığım ve ilgim artıyordu, evde sürekli formülleri deneyerek gülün mucizelerini yaşıyordum. Elimde gülün tarihteki serüveni ile o kadar bilgi toplandı ki, gülü “fark etmek yetmez fethetmek lazım” diyerek bu bilgileri tüm Türk halkı ile paylaşmak ve Isparta gülünün hak ettiği yere gelerek sağlıklı nesillerin yetişmesi için bu kitabı yazdım.
Gül ile ilgili denemelerinizden bahsettiniz, bu denemelerle hayatınızda neler değişti?
“Öncelikle gülsuyu başucumdan ayrılmıyor. Cildimi temizlemek ve rahatlatmak için birebir. Nemlendirici olarak ta kitapta reçetesini verdiğim losyonu hazırlıyorum. Hem ekonomik hem de %100 doğal…
Mutfakta her yıl gül mevsiminde hazırladığım gül iksiri yaz tatilinde güneş yağı, kışın vücut bakım yağı olarak yanı başımda, ayrıca gül reçeli de vazgeçemediğim tatlar arasında. Bir de güllü tartım var ki artık misafirim geleceği zaman harika bir ikram, davetli olduğum zaman da özeli bir hediye…”
Kitabı okuyanlar tüm reçeteleri ve tarifleri rahatlıkla uygulayabilirler mi?
“Elbette… Hem çok kolay, hem güzel kokulu, hem doğal, hem ekonomik, hem de sağlıklı. Bu kitap 7'de 70'e herkesin hayatında güller açtıracak…
Bu haberle bile yüzümüzde güller açıyor. Günümüzde yaşlı, genç tüm insanların en büyük sorunu yaşadıkları sağlık problemleri, “ilaçların en güzeli gül” kitabını okuyanlar hastalıklara şifa bulmanın yanında sağlığını korumak adına neler kazanacak?
“Evet, aslından en önemli konu sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için hastalıklardan korunma. Yani her şeyin başı sağlık! İşte bunun için “ilaçların en güzeli gül”. Nasıl mı? Öncelikle bebekleri ve gençleri kurtarmamız gerekiyor, geleceğimiz sağlıklı olursa bizler de huzurlu oluruz. Bunun için her şey aslında anne karnında başlıyor!
Hamileler ve loğusalar için ilaçların en güzeli gül
Anne adayları hem kendi hem de bebeklerinin sağlığı için kimyasal ve yapay katkılı ürünlerden mutlaka uzak durmalı. Osmanlı hekimleri anne adayları ve loğusalar için gülbeşekeri tavsiye etmişlerdir. Ayrıca cilt bakımlarında da gülsuyu, kitapta reçetelerini verdiğimiz gül losyonu ve gül iksirini kullanabilirler.
Bebekler için ilaçların en güzeli gül
Bebeklerin sağlıklı gelişimi ve bağışıklık sistemlerinin korunması için mutlaka doğal ve organik ürünler tercih edilmeli. Annelere bebeklerinin altını temizlenirken gülsuyu kullanmalarını tavsiye ediyorum. Antiseptik özelliğinden dolayı pişiği önler. Ayrıca Osmanlı hekimlerinin tavsiye ettiği kitapta reçetesini verdiğimiz “bebekler için doğal mama” tarifini de uygulayabilirler.
Genç kızlar ve delikanlılar için ilaçların en güzeli gül
Günümüzde sık rastlanan kısırlıktan korunmak için gelişme çağındaki genç kızlarımız ve delikanlılarımız yapay ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmalılar. Bunun için anneler bilinçli olup çocukları küçük yaştan itibaren doğal ürünlere yönlendirmeli.
Gül; ergenlik çağında kız ve erkelerde rastlanan sivilce ve akne sorununu tedavi ediyor, ders çalışırken moraran gözaltlarını da. Uygulamaları hakkında bilgileri kitapta bulabilirler...
Genç kızlarımız sentetik kozmetiklere gerek kalmadan gülsuyu ile doğal güzelliklerini koruyabilir.
Delikanlılarımız tıraştan sonra reklâmlara gördükleri losyonlar yerine gülsuyu ile daha yakışıklı görünebilirler.
Anneler gençlerin tatlı krizlerinde kitapta tarifini verdiğimiz güllü tart ile onlara sürpriz yapabilirler.
Kadınlar için ilaçların en güzeli gül
Bayanlar hem evde hem de çalışma hayatı içinde iki kat yorgunluk yaşıyorlar. Yüz ve vücut bakımlarını gül ürünleri ile yapabilirler. Kitapta reçetelerini verdiğim formülleri güvenle deneyebilirler.
Akşamları eşleri ile birlikte paylaşacaklar gül çayı ile günün yorgunluğunu atabilirler. Yalnız bu noktada gülkurusu alırken dikkat etmelerini öneriyorum. Mısır çarşısında ve aktarlarda satılan tomurcuk halindeki, gerçek gül kurusu renginden uzak gül kurularının çoğu İran'dan geliyor. Ben organik Isparta gülünü tavsiye ediyorum.
Mutfakta gül ile yapacakları reçel, şerbet, tatlılarla eşlerine ve çocuklarına sağlıklı ve doğal sürprizler yapabilirler.
Erkekler için ilaçların en güzeli gül
Beyler tıraştan sonra kolonya veya diğer yapay kozmetiklerin yerine hem antiseptik hem de nemlendirici özelliği olan, ferahlık veren ve cildi güzelleştiren gülsuyunu kullanabilirler. Gül sadece bayan ürünü olarak görülmemeli!
Yaşlılar için ilaçların en güzeli gül
Yaşlılık dönemindeki uykusuzluk probleminde gül kokusu ile aromaterapi uygulanabilir. Yaşlılarda günlük cilt bakımlarında gülsuyu kullanarak kendilerini rahat ve güzel hissedebilirler.
Osmanlı hekimleri yaşlılar için gül reçelini özellikle tavsiye etmişlerdir.”
Kitabınızda Osmanlı hekimlerinin birçok hastalığı gül ile tedavi ettiğini anlatıyorsunuz, günümüzde tıp dünyası güle nasıl bakıyor, yeni bilimsel araştırmalar var mı?
Gülün, kan hücrelerinde DNA hasarlarını düzeltici, antioksidan, antimikrobiyal etkisi bilimsel olarak ispat edildi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Genetik bölümünden bir grup araştırmacı, “gül ekstresi”nin deri hücreleri üzerindeki hasarları düzeltici etkisini araştırdı ve yaptıkları araştırmayı İspanya'da düzenlenen Uluslar arası Kozmetik Kongresi'ne tebliğ ettiler. Bu tebliğ bilimsel olarak kabul edildi ve yine Uluslararası kozmetik dergisinde yayınlandı.
“Gül”ün ülkemizde hak ettiği yere gelmesi için neler yapılmalı?
Öncelikle gül üretiminin artması ve “Kokulu Isparta Gülü”ne sahip çıkılması gerekiyor. Gül üreticileri ürünlerini bir noktada sınırlıyorlar, ürün yelpazesini genişletmeli, doğal ve organik ürünlere ağırlık vermeliler. Ayrıca en önemli nokta kalitenin artması! Isparta'daki gül ürünlerinin satıldığı pembe sokak, Fransa'nın parfüm ürünlerinin satıldığı sokak gibi olabilir. Bu çok önemli çiçekten pek çok şey üretebiliriz, hem de en kalitelilerinden... (Nihal Doğan)
Güldür Gül
Bugün ben şâhımı gördüm, çeşmi cemâli güldür gül
Gül olanın aslı güldür peygamberin nesli gül
Kusuru gül, yaşı güldür, toprağı gül, taşı güldür
Girdim şahın bahçesine, cümlesi aşı güldür gül
Asmasında gül dalları, kovanında gül balları
Ağacında gül hâlleri, servi pınarı güldür gül
Arkı akar çarkı döner, gülden değirmeni döver
Yine gülden gül üğütür, bendi ırmağı güldür gül
Gülden terâzi yaparlar, gül ile gülü tartarlar
Gül alırlar gül satarlar, çarşı pazarı güldür gül
Açıl gel ey gonca gülüm, ağlatma şeydâ bülbülün
Bu inleyen garib dilin, âh-u efgânı güldür gül
Gel hâ gel ha gül Nesîmi, geldi yine gül mevsimi
Bu feryad bülbül sesimi, sesi feryâdı güldür gül
Nesîmi
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar