Hayykitap “Tabiattan Gelen Şifa” serisinin ikinci kitabını yayımladı. Kitapta bilimsel araştırmalar ışığında “üzümün gücü” anlatılıyor.
Alanında bir ilk olma özelliğini taşıyan kitapta üzümün hastalıklardan korunma ve tedavideki etkisi, üzümle hazırlanan doğal güzellik reçeteleri ve üzümlü tarifler herkesin anlayabileceği bir dille aktarılıyor.
Üzümün Anadolu'dan dünyaya yayılan bir “şifa” kaynağı olduğunu bilir misiniz? Güçlüdür üzüm, çağlar boyunca “bereket” sembolü olarak kabul edilmiştir. Binlerce çeşit, tat ve renkte karşımıza çıkar. Her gün pekmezini, kurusunu, meyvesini yesek de, suyunu, sirkesini içsek de tam olarak bilmeyiz aslında üzümdeki gücü! 
Kur'an-ı Kerim'de üzümden bahsedilmesinin elbette bir anlamı, insanlık için bir önemi olmalıydı. Bu anlamı yıllar sonra bilim adamları keşfetti. En yeni bilimsel araştırmalar üzümün kansere karşı koruyucu, anti-aging ve antioksidan olduğunu tescilliyor. Üzüm, gözlere iyi geliyor, vücuttaki serbest radikalleri etkisiz hale getiriyor, sinir sistemini koruyor. Cildi gençleştirip güzelleştiriyor, saçları güçlendiriyor. Dahası var! Üzüm aynı zamanda kalbinizin dostu, damar sertliğinin panzehiri, bebeklerin beslenmesinde anne sütü kadar değerli bir “bitkisel süt”…
Yrd. Doç. Dr. Aysun Çetin, Hayykitap'tan yayımlanan kitabında üzümün kabuğundan çekirdeğine, suyundan yaprağına her parçasının “mucize etkilerini” bilimsel araştırmalar ışığında anlatıyor. Üzümün insanlara “tek başına” bir eczane gibi nasıl şifa verdiğini açıklıyor, hangi hastalıkta nasıl kullanılacağının ipuçlarını paylaşıyor bizlerle. Bu şifalı yolculukta son yıllarda dünyada yapılmış yüzlerce araştırmaya başvurup, hastalıkları üzümle tedavi usullerini öğreniyoruz, evde uygulayabileceğimiz güzellik reçeteleri ile karşılaşıyoruz.
Kitabın Bölümleri:
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar