Victor Ananias kaleme aldığı yazıda, son günlerde sık sık duyduğumuz “iyi tarım”ın ne olduğunu ve ne olmadığını anlatılıyor..
Buğday Derneği üyelerine ücretsiz olarak dağıtılan Buğday Ekolojik Yaşam Rehberi'nin ilkbahar sayısı için Victor Ananias'ın kaleme aldığı yazıda, son günlerde sık sık duyduğumuz “iyi tarım”ın ne olduğunu ve ne olmadığını anlatılıyor.
Yazıdan alıntı: “Son günlerde Tarım ve Köy işleri Bakanlığı'nın da içinde olduğu bir kampanya ile reklam ve duyuruları yapılan iyi tarım uygulamaları (IYU), dört sayfalık bir yönetmelik ile tanımlanmıştır. Buna karşilık ekolojik tarım 42 sayfalık bir yönetmelik ile tanımlıdır ve kullanılabilecek tüm tarımsal girdiler ayrıca listelenmiştir. Ekolojik ürünler resmi bir standart ile çerçevesi belirlenmiş şekilde üretilir, işlenir ve tüketiciye ulaştırılır.
İyi tarım yönetmeliği
kimyasal ilaç,
GDO,
kimyasal gübre,
sentetik hormon kullanımı konusunda bir ilave ölçü ya da sınır getirmez, sadece çiftçiyi ve aktivitelerini kayıt altına almayı hedefler.
İyi tarım yöntemi çiftçimizin her durumda uyması gerekli minimum standart olmalıdır. Devletin tarımsal aktivitelerde bu düzenlemeyi yaparak çiftçileri kayıt altına alması ve kullandığı tarımsal girdilerin belgelenmesi, gerekli minimum standarttır. Yoksa hiçbir zaman ürünün kim tarafından yetiştirildiğini ve hangi ilaçların kullanıldığını bilemeyiz.
Ekolojik tarım gibi doğa koruma, iklim değişikliği, toprak ve su kalitesi, biyolojik çesitlilik, emek-yoğun istihdam, koruyucu halk sağlığı, yerel değerlerin ekonomik araca dönüşmesi ve daha birçok konuda yaşamsal çözüm ve faydalar sağlayan bir sistemin iyi tarım ile hiçbir bağı ya da benzerliği yoktur.” (bugday.org)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar