Siyasi partiler de GDO'ya tepkili

BBP ve Saadet Partisi'nden sonra DSP'de GDO yönetmeliğine sert çıktı. 'Hükümet GDO ile ilgili tedbir almalı' diyen DSP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Macit, Hükümet'in Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile ilgili tedbir almasını istedi.

Siyasi partiler de GDO'ya tepkili

DSP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Macit, Hükümet'in Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) ile ilgili tedbir almasını istedi ve bir yasa çıkararak bu konuya kesin tavır koyması gerektiğini bildirdi. GDO'ların, enfeksiyonlara, kısırlığa, beslenme bozukluklarına neden olduğunu kaydeden Macit, "Hükümet halkın sağlığıyla oynamasın" dedi.
 
DSP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Macit, Hükümet'in Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) konusunda tedbir alması gerektiğini bildirdi ve “GDO'lar enfeksiyonlara, kısırlığa, beslenme bozukluklarına neden oluyor. Hükümet halkın sağlığıyla oynamasın” dedi.

GDO'larla ilgili yazılı açıklama yapan Macit'in şöyle dedi:
"Canlı yaşamında gereksinim duyulan birincil madde gıda, gıda için gereksinim duyulan birincil üretim alanı tarım, tarım için gereksinim duyulan öğeler ise toprak, su ve tohumdur. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO),  biyolojik ve tekniğine uygun yöntemlerle, kendi türü haricinde bir türden gen aktarılarak veya geni üzerinde müdahalede bulunularak belirli özellikleri değiştirilmiş bitki, hayvan ya da mikroorganizmalar veya bunlardan elde edilen organizmalardır.

Özellikle, ABD, Arjantin, Brezilya, Kanada ve Çin'in üretimini yapmış olduğu soya, mısır, pamuk, kolza, patates, pirinç başta olmak üzere, GDO'lu  üretim alanı her geçen gün artmaktadır. Bugün GDO'lu ürünlerin ticaret hacmi, 100 milyar ABD Doları'na ulaşmıştır." 

Ticaret hacmi yükselirken, GDO'lar konusunda uzman bilimadamlarının ortaya koyduğu kaygıların da dikkat çekici olduğunu belirten Macit, GDO'lar için öne sürülen 'Açlığa çözüm, niteliğini kaybetmiş topraklarda tarımsal üretim, küresel iklim değişimlerine adapte edilmiş tarımsal üretim, üretimde zirai mücadele ilaçları kullanımının azaltılması, verim ve kalite artışı, standart ürün elde edinimi, bitki patojenlerine dirençli bitki üretimi' gibi gerekçelerin hepsinin pazarlama için ortaya atılan içi boş iddialar olduğunu söyledi.

"Bununla birlikte GDO'ların insan, hayvan ve bitki sağlığına verdiği zararlara ilişkin her geçen gün yeni veriler ortaya çıkmaktadır" diyen Macit, "Antibiyotiğe dayanıklılık genleri nedeniyle GDO'lu ürünler, bugünlerde yoğunlukla konuşulan enfeksiyonlarla mücadele konusunda önemli tehdit oluşturmaktadır. Ayrıca kısırlık, beslenme bozuklukları gibi birçok hastalığa GDO'ların neden olabildiği bilimadamlarınca dillendirilmektedir" dedi.

"Terminatör gen teknolojisi" kullanılarak yapılan gen transferi nedeniyle, kısırlaştırılan tohumların tek kullanımlık olduğunu vurgulayan Macit, bu tohumları alan çiftçinin ürününü elde ettiğinde, ürününden tohum alamadığını, o nedenle de çiftçinin, ertesi yıl yeniden tohum satın almak zorunda kaldığını söyledi.

Macit şöyle devam etti:
"Durum bu kadar açıkken Tarım ve Köyişleri Bakanlığı GDO'ların üretimi, ithalatı, piyasaya arzı ve ihracatı konusunda engelleyici bir rol oynayacağına, bunu serbest bırakmanın yollarını bulmak için özenle çaba göstermiştir. Hükümet, Ulusal Biyogüvenlik Kanun Tasarısı Taslağı hazırlamış, ancak göreceği tepkiler nedeniyle Meclis gündemine getirememiştir.

AKP Hükümeti, halktan yana tavır sergilemesi gerekirken, siyaseten göğüsleyemediği çokuluslu firmalardan yana tavır almış, bir yönetmelik çıkartarak faturayı da bürokratların üstüne yıkma yolunu tercih etmiştir.

Kanununu çıkartmadan, 26 Ekim 2009 tarihinde, “Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmelik” Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nca yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Dayanak olarak gösterilen yönetmeliğin, hukuki olduğu kadar ahlaki mesnetten yoksun olduğu açıktır."

"İnsanlarımızın sağlığını hiçe sayan AKP Hükümeti, bitki, hayvan ve biyolojik çeşitliliğimize zarar verecek GDO'lu  üretimin, ithalatın, piyasaya arzın ve ihracatın önünü açmaktadır" diyen Macit açıklamasını şöyle sürdürdü: 

"AKP Hükümeti'nden, geç olmadan bu yönetmeliği iptal ederek GDO'ların ülkemize girişini ve üretimini engelleyecek bir kanun çıkartmasını bekliyoruz. AKP Hükümeti bu yönde bir düzenleme getirirse, DSP olarak destekleyeceğimizi beyan ediyoruz. AKP Hükümeti'nden, ülkelerine GDO'ların girmesini engelleyen AB üyesi Avusturya, Polonya ve Yunanistan'ın gösterdiği ulusal duyarlılığı göstermesini bekliyoruz.

Ülkemizin, teknolojisini ABD başta olmak üzere birkaç ülke ve birkaç firmanın elinde bulundurduğu GDO' ya ihtiyacı yoktur. Türkiye, coğrafi özellikleri, mikroklima yapısı ve zengin gen kaynaklarıyla kendisine yetebilecek düzeyde, hatta başka ülkeleri, Avrupa Birliği ülkelerini bile doyuracak kapasitede nadir ülkelerden biridir."

Doğru tarımsal politikalarla bu amaca ulaşmanın çok kolay olduğunu söyleyen Macit, "Gelişen tüketici tercihleri,  artık mümkün olduğunca ‘doğal beslenme'yi öngörmektedir. GDO'yu ülkesine sokan Türkiye'nin, bugün en büyük pazarımız olan Avrupa Birliği'ne tarımsal ürün satması da mümkün olmayacaktır.

Tüm bu gerçekler ortadayken, hiçbir açıdan yarar sağlamayacak GDO'ların ülkemize sokulması için AKP Hükümeti'nin özel çaba göstermesi dikkat çekicidir. Bu çabanın arkasında, hangi ülke, hangi çokuluslu firmaların ve yerli işbirlikçilerinin baskısı olduğunu biliyoruz. Hükümet'in halkın sağlığıyla oynamamasını ve  ülkesinden yana tavır koymasını bekliyoruz" dedi.

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.