Uluorta satılan ve ölçüsüz kullanılan tarım ilaçları için reçeteli satış dönemi başladı. Sağlık ve Gıda Hareketi uzmanları, reçeteli ilaç adımını olumlu bulmakla birlikte yeterli olmadığını belirtiyorlar.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı “Bitki Koruma Ürünlerinin Reçete İle Satılması Hakkında Yönetmelik” ile tarım ürünlerinin reçeteli satışı ile ilgili usul ve esasları belirledi.
Doktorların ilaç yazma konusundaki önemli ölçüde özensizliği, hastaları bilgilendirmemesi, toplum arasında az ilaç yazan doktorun kötü doktor olarak telakki edilmesi gibi nedenlerle Türkiye, dünyanın en çok ilaç tüketen toplumu.
Bu bilinç sorunu sadece insani ilaçlarla sınırlı değil elbette. Gerekli olmadığı durumlarda bile ilaç pazarlama firmalarının davranışları, bilgi eksikliği gibi ilaçların kullanılmasının yanı sıra aşırı dozda ilaç kullanımı toplum sağlığını tehdit eden unsurlar arasında geliyor.
İnsan sağlığı için kullanılan ilaçlarda olduğu gibi tarım ilaçlarında da benzer bir durumlar söz konusudur. Bu yanlış uygulamalar nedeniyle toplum sağlığı tehlike altında.
Bitki Koruma Ürünlerinin Reçete İle Satılması Hakkında Yönetmeliği ile artık tarım ilaçlarında da reçete dönemi başladı. Yeni uygulama ile reçeteyi yazan, satan ve kullananlar müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklar.
Yeni yönetmelik kuşkusuz isabetli bir çalışma olmakla birlikte söz konusu sorunları tek başına çözmek için yeterli olması beklenmemelidir. Ülkemizde mevzuat düzenlemesi yapıp denetim ve izlemenin yeterince yapılmaması her alanda büyük sorunlara neden olmaktadır. Denetimlerden önce zincir içerisinde yer alan tüm tarafların eğitimden geçirilmesi, düzen izleme ve caydırıcı müeyyidelerin uygulanması toplum sağlığı açısından kaçınılmazdır.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar