Tasarruflu ampullerin böyle bir zararı olduğunu biliyor muydunuz? Tasarruf ampülleri cep telefonunda daha tehlikeli çıktı. Elektrikten tasarruf ederken sağlığınızdan olmayın.
Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci, "Tasarruflu ampulün yaydığı radyasyon, 20 santimetrelik alan içinde 10- 15 birim arasında değişmektedir. Cep telefonlarında ise bu oran 15- 20 birim olmak gerçekleşmektedir" dedi.
`Elektromanyetik Dalgaların Biyolojik Yapılarda Etkileşim ve Etkileri ile Güvenlik Önlemleri 2009 Çalıştayı', Akdeniz Üniversitesi Oblia Salonu'nda gerçekleşti. İki oturumda gerçekleşen çalıştayın ilk bölümünde konuşan Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker, eletromanyetik radyasyonun kişilerde göz yanmaları, baş ağrıları, asabiyet ve uzun vadede bağışıklık sisteminde zayıflatıcı etkilere neden olduğunu kaydetti. Elektromanyetik kirliliğin duyulamaz ve görülemez olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şeker, uzun süreli cep telefonu kullanımının kalıcı duyma bozuklukları, kan beyin bariyerinin zedelenmesi, kalp rahatsızlıkları, sperm sayısında azalma, lenfoma kanseri, genetik yapının bozulması gibi etkileri olduğunu söyledi.
'BAZ İSTASYONUNUN BULUNDUĞU BİNA ŞANSLI'
Yapılan araştırmalara göre cep telefonlarının yayılan elektromanyetik dalga boyuyla 5 yaşındaki bir çocuğun kafatası çapının aynı ölçüde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şeker, cep telefonlarının çocukların doğal gelişimini etkilediğini söyledi. Cep telefonlarının yaydığı elektromanyetik radyasyon oranının, görüşmelerin bağlanma aşamasında en yüksek düzeye çıktığını ifade eden Prof. Dr. Şeker şöyle konuştu:
"Cep telefonlarının yaydığı radyasyondan korunmak için baz istasyonlarının sayısının artırılması daha doğru bir yöntemdir. Kamuoyunda binalarda kurulan baz istasyonlarına karşı anlaşılabilir bir tepki var. Ama radyasyon yayılım şemasına göre baz istasyonun bulunduğu bina en şanslı bina. Çünkü baz istasyonundan yayalan dalgalar çevreye doğru genişliyor. Bu noktada da en az etkilenen iyi bir yatımıla istasyonun bulunduğu bina oluyor" diye konuştu.
'UYURKEN TELEVİZYONU AÇIK BIRAKMAYIN'
Uyurken televizyonu açık bırakmak gibi elektromanyetik radyasyona maruz kalınması durumunda uyku sırasındaki bakım hizmetlerinde gecikme olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Şeker, "Gece uykusunda elektromanyetik radyasyona maruz kalan kişide rüya görmede azalma, kafa ve yüzde yanma hissi ortaya çıkıyor" dedi. Prof. Dr. Şeker, masa üstü bilgisayarların radyasyon bakımından dizüstü bilgisayarlara göre daha az zararlı olduğunun altını çizdi.
'TASARRUFLU AMPUL RADYASYON YAYIYOR'
Sakarya Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci ise, tasarruflu ampullerin yaydıkları radyasyon nedeniyle tercih edilmemesi gerektiğini söyledi. "Cep telefonları kadar olmasa da, markası ne olursa olsun tasarruflu ampuller yerine akkorlu ampuller tercih edilmeli. En azından çocukların odasında akkorlu ampuller kullanılmalı" diye konuşan Prof. Dr. Çerezci, kamuoyundaki infialdan ötürü tartışmalar baz istasyonu odaklı yapılırken, evlerin içerisinde dikkatsiz kullanım sonucu oluşan elektromanyetik dalgaların geri planda kaldığını vurguladı.
'TAVANA BAKACAK ŞEKİLDE TAKILSIN'
Düşük tavanlı evlerde tasarruflu ampul kullanımının, daha riskli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çerezci, "Tasarruflu ampulün yaydığı radyasyon, 20 santimetrelik alan içinde 10- 15 birim arasında değişmektedir. Cep telefonlarında ise bu oran 15- 20 birim olmak gerçekleşmektedir" dedi. Tasarruflu ampullerin avizelere tavana bakacak şekilde takılması halinde, ışığın tavandan yansımasına bağlı olarak elektromanyetik etkinin azalacağını kaydeden Prof. Dr. Çerezci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği programı çerçevesinde tasarruflu ampul kullanımının özendirmesinin ise yanlış olduğunu savundu. Prof. Dr. Çerezci, "Belki kazanç sağlanacak ama, bu iyi bir yönlendirme değil. Gelecek nesillerin sağlıklı yetişmesi için ortam hazırlamayı düşünüyoruz. Elektromanyetik kirlilik bugün için insan sağlığını tehdit eden bir risk faktörü oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü de bunun altını çiziyor" şeklinde konuştu.
Tasarruflu ampullerin de elektromanyetik radyasyon yaydığına dikkati çeken Prof. Dr. Çerezci, yetkililerin bu konuda vatandaşları uyarması ve nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda bilgilendirmesi gerektiğini söyledi. Çerezci, şöyle devam etti: ''Enerji tasarrufunu kabul ediyoruz ama ampullerin bazı kullanım şartları olmalı. Öğrencilerin çalışma masalarında tasarruflu ampul kullanmamak lazım. Neden? Çünkü tasarruflu ampullere yakın duruyorsanız çok şiddetli bir radyasyonla baş başa kalırsınız. Bunun için baz istasyonunun yanına gitmeye gerek yok. Baz istasyonunu evinizin içine getirmiş oluyorsunuz. Tasarruflu ampuller yüksek tavanlı odalarda kullanılıyorsa sorun yok, başımız ampulden 1,5 metre uzaktaysa sorun yok ama tabii ki yine de elektromanyetik dalga yayıyor.''
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar