Ticarî olarak daha yüksek verime sahip olan ancak tohum vermeyen bitkilerin yaygınlaşması sebebiyle Anadolu’ya özgü bazı sebze ve meyve çeşitleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Tamkoç, yaptığı açıklamada, özellikle son 10-15 yıldır, yüzyıllardır bu topraklarda üretilegelen domates, salatalık, patlıcan gibi çoğu sonradan ülkemize gelen ürünlerin yerini, bu bitkilerden daha fazla verime sahip, görünümleri daha düzgün çeşitlerin almaya başladığını belirtti.
Ülkenin her yerinde ticarî olarak adeta bir zorunluluk halinde üretilmeye başlayan sebze ve meyvelerin, bu toprağın artık yerli ürünleri olmuş çeşitlere ihtiyaç bırakmadığını dile getiren Tamkoç, ‘'Eski tohumlardan üretilen ürünler aranan standart görünümde olmadığı için satılamıyor. Bu sebeple eski geleneksel sebze ve meyvelerimizin tohumları üreticiler tarafından saklanmaz oldu. Bu tohumları belli bir sıcaklıkta korumaz ya da belli bir zaman içinde ekmezseniz yok olur. Bu da, her biri çok önemli birer gen kaynağımız olan çeşitlerin kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına sebep oldu'' dedi.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar