Ankara'nın son dakika golüne tepkiler dinmek bilmiyor. Birçok sivil toplum örgütünün yanısıra siyasi partiler de tepkiler gelmeye başladı.
Ulusal Biogüvenlik Yasa Tasarısı hazırlayarak Bakanlar Kurulu'nda imzaya açan hükümet, tepkiler üzerine 4 yıldır yapamadığı şeyi "yönetmelik" ile yaptı. Yeni düzenlemeye göre GDO'lu ürünlerin ithalatı ve üretilmesinin yolu "resmen" açılmış oldu.
Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)'lu ürünlere yönelik çıkarılan yönetmelik değişikliği ile hükümet tarafından insan sağlığı hiçe sayılırken, ülke tarımının da tamamen uluslararası gıda sektörlerinin tekeline terk edildiğini bildirdi. Hükümeti bu yanlıştan dönmeye çağıran Yülek, ülke tarımını yakından ilgilendiren bu konunun Meclis gündeminden kaçırılarak bir yönetmelikle düzenlenmeye çalışılmasını da manidar bulduklarını kaydetti.
İNSAN SAĞLIĞI HİÇE SAYILIYOR
Yülek, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO)'lu ürünlere yönelik çıkarılan yönetmelik değişikliği ile hükümet tarafından insan sağlığı hiçe sayılırken, ülke tarımının da tamamen uluslar arası gıda sektörlerinin tekeline terk edildiğini bildirdi. Hükümeti bu yanlıştan dönmeye çağıran Yülek, ülke tarımını yakından ilgilendiren bu konunun Meclis gündeminden kaçırılarak bir yönetmelikle düzenlenmeye çalışılmasını da manidar bulduklarını kaydetti.
Parti genel merkezinde dün Tarım eski Bakanı Musa Demirci ve Saadet Partisi GİK üyesi Prof. Dr. Latif Öztek ile ortak bir basın toplantısı düzenleyen Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, 26 Ekim'de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) yönetmeliği ile ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu. Hükümetin konuyla ilgili olarak 2005 yılında 'Ulusal Biogüvenlik Yasa Tasarısı' hazırlayarak Bakanlar Kurulu'na imzaya açtığını anımsatan Yülek, ancak halkın tepkisinden çekinildiği için bu yasa tasarısının 4 yıldır Meclis'e gönderilemediğini anlattı.
TÜRKİYE TOHUM TEKELLERİNİN AĞINA DÜŞECEK
"Hükümet bu yasa tasarısını Meclis'e sevk edeceğine, bir yönetmelikle meseleyi halletme yoluna gitmiştir" tepkisinde bulunan Yülek, hükümeti bu yanlıştan vazgeçmesi konusunda sert bir dille uyardı. Aksi takdirde ülke tarımına büyük bir darbe vurulacağını bildiren Yülek, "Bu yönetmelikle ülkemiz tarımını yabancı, tekelci tohum şirketlerinin kontrolüne sokacak adım atılmıştır" eleştirisinde bulundu. Hükümetin geçtiğimiz yıllarda Cargill firmasına da benzer bir kıyak geçtiğini anlatan Yülek, çıkarılan yönetmelikle insan sağlığını ciddi anlamda tehdit eden GDO'lu ürünlerin ithalatının ve üretilmesinin resmen yolunun açıldığını söyledi.
AB ÜLKELERİ GDO'YU YASAKLIYOR
Bütün dünyanın organik tarıma yöneldiği bir dönemde Türkiye'nin tarımını GDO'lu ürünlere açık hale getirmesinin düşündürücü bir durum olduğunu vurgulayan Ertan Yülek, AB'nin bu ürünlerin üretimini, ithalatını, kullanımını kabul etmediğini bildirerek, başta Almanya olmak üzere Fransa, Hollanda, İtalya gibi bazı ülkelerin de bu ürünleri tamamen yasakladığına dikkat çekti.
GDO'lu ürünlerin, dünya gıda sektörüne hâkim olmak isteyen uluslar arası firmaların bir tuzağı olduğunu dile getiren Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ertan Yülek, özellikle İsrail ve ABD'nin ebter yani nesilsiz tohumlarla dünya gıda hâkimiyetini ele geçirmeye çalıştıklarını anımsattı. GDO'lu tohumların da nesilsiz olduğunun altını çizen Yülek, bu yönetmelikle Türkiye'nin her yıl tekelci firmalar tarafından soyulmasına göz yumulduğunu ve ülkenin geleceğinin ipotek altına gireceği uyarısında bulundu.
AyrIıca çıkarılan yönetmelikle GDO'suz ürünlerin etiketinde GDO'suz olduğuna dair ifadelerin kullanılmasının da yasaklandığını bildiren Yülek, "daha açık anlatımla, tüketici aldığı ürününün GDO'lu olup olmadığını öğrenemeyecektir.
Çünkü GDO'suz ürün tüketmek isteyen tüketici, aldığı ürünün GDO'lu olup olmadığını göremeyecektir. Sadece bu düzenleme bile yönetmeliğin ne kadar yanlış olduğunun bir delilidir" şeklinde konuştu.
Yönetmelikte yem sanayi için ithal edilecek GDO'lu ürünlerin tohumluk olarak kullanılmasını önleyen bir düzenleme ve mekanizmanın da bulunmadığını kaydeden Yülek, GDO'lu ürünlerin çocuk mamalarında ve beslenmelerinde kullanılmasının yasaklandığını söyledi. Çocuklarda kullanılmasının yasaklanmasının bile GDO'lu ürünlerin insan sağlığı için ne kadar tehlikeli olduğunu gösterdiğini söyleyen Yülek, "Küçüklere, bebeklere zararlı olanın büyüklere zarar vermeyeceğini kim iddia edebilir? GDO'lu ürünlerden bebekler zarar görüyorsa, bebeğe süt veren annenin zarar görmemesi mümkün mü?" dedi.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar