Alman ilaç sanayii tarafından geliştirilen ve 'Tramal' olarak da tanınan 'Tramadol' adlı ağrı kesici, Gazze'deki savaş sırasında hastaneler için âdeta bir cankurtaran işlevi görmüş. Peki ya sonra... Sonrası soykırım...
Filistin direnişini kıramayan güçler, başka taktiklerle Filistin halkını yok etmeye çalışıyor. Halkın kullanımına sunulan ağrı kesici ilaç uyuşturucu etkisi yapıyor.
Gazze savaşı sonrası bölgede kullanılmaya başlanan bir ağrı kesici, zamanla geniş kitleleri bağımlı hale getirdi. İsrail ile savaş
sonrasında, büyük bir insani dramın yaşandığı Gazze'de halk acılarını unutmak için "Tramadol" adlı Alman ürünü bir ağrı kesici kullanıyor. Birçok kişi günlük hayattaki sorunlarla başa çıkmadığını söyleyerek bu ilaca bağımlı olduklarını aktarıyor...
Alman ilaç sanayii tarafından geliştirilen ve "Tramal" olarak da tanınan "Tramadol" adlı ağrı kesici, Gazze'deki savaş sırasında hastaneler için âdeta bir cankurtaran işlevi gördü. Şiddetli ağrıların dindirilmesinde etkili olan bu ilaç, ameliyatlar sonrasında hastaların acılarını hafifletmek için kullanıldı. Ancak bu etkili ağrı kesicinin, sonradan farkına varılan çok önemli yan etkisi ortaya çıktı: Tramadol'ü düzenli olarak kullanmaya başlayanların büyük bir bölümünde bağımlılık gelişti.
"Hapla insan arasına karışabiliyorum"
30 yaşında olduğunu söyleyen Filistinli bir genç, çoktan ilaç bağımlısı haline geldiğini aktarıyor: "Bu hapı aldığınızda kendinizi daha zinde, daha rahat hissediyor ve insanların arasına karışabiliyorsunuz. Bu hapı almadığımda kötü şeyler düşünüyor ve eve kapanıyorum. Yani kendimi hiç iyi hissetmiyorum."Gazze'de binlerce kişi Tramadol hapını "ucuz uyuşturucu" niyetine kullanıyor. Hindistan'dan ithal edilen ve Mısır'dan tünellerden kaçak yolla Gazze'ye getirilen 10 tabletli bir paket karaborsada 30 şekel, yani yaklaşık 4 euroya satılıyor.
Şirket yetkilisinden açıklama
Tramadol ilacını 70'li yıllarda piyasaya süren ve merkezi Almanya'nın Aachen kentinde bulunan Grünenthal ilaç şirketi, Ramallah'ın güneyinde, Kudüs'e
Tramadol'un ilaç ruhsatına sahip Alman Grünenthal şirketinin bir sözcüsüyse, bu ilacın morfin gibi kimyasallardan çok daha az bağımlılık yaratma potansiyeli olduğunu ve çok istisnai durumlarda bağımlılık geliştiren bir etki yarattığı söyledi. (Milli Gazete)
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar