Türkiye halkı bilerek kısırlaştırılıyor

GDO tohumlar ve sözde su istemeyen yeni tohumlar olarak pazarlanan sağlıksız ölüm tohumları değerlendiren Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı Kemal Özer; “Tohumlarımızın özel mülkiyete geçirilmesinin yanı sıra önlem alınmazsa 2030’larda Türkiye kadının doğurganlığı sıfırlarlara kadar inecek Türkiye erkeklerinin spermleri tümüyle yok olmakla yüzyüze kalabilecektir. Bunun sorumlusu ebter tohum üreticileri kadar buna izin veren siyasetçiler ile gerçeği toplumdan gizleyen bilim çevreleri

Türkiye halkı bilerek kısırlaştırılıyor

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı Kemal Özer açıklamasında şu görüşleri dile getirdi: “Genetiği değiştirilmiş tohum üreticileri, ithalatçıları ve satıcıları Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (Türkted) çatısı altında örgütlenmiş bulunuyorlar.

Üyeleri İstanbul, Antalya, Adana, İzmir ve Konya gibi tarım ve sahil şehirlerinde faaliyet gösterdikleri halde bu derneğin 1991'de Ankara'da kurulmuş olması çok önemli bir ayrıntıdır.

Çünkü Ankara, ülke yöneticilerini genetiği değiştirilmiş sağlıksız kısır tohumlara yöneltmek için yapılacak lobicilik için en uygun adrestir. 

Bu derneğin üyeleri ve yönetiminde dünya çapında adları “şeytani şirkete” çıkmış olan ABD'li ve İsrailli dünya tohum devlerinin de bulunması oldukça düşündürücüdür.  

Abd'li Monsanto'nun yanısırı yine ABD'li Pioneer, İsrailli Hazera, Şilili SQM, Alman KWS, Güney Kıbrıs'tan AMC/AGRIMATCO, Cheetos, Lay's, Ruffles, Doritos, Rocco, Al a Turca gibi cips markaları ile tanıdığımız Abd'li PepciCola'ya ait Fritolay, Fransalı Limagrain, Yunanlı Golden Westseeds, İsviçreli Syngenta gibi birçok yabancı tohum tekeli ile benzer yerli tohum pazarlamacıları ortak bir amaç için bir araya gelmişler ve bu amaç; Türkiye'yi ve Türk tohumunu kurtarmakmış(!)  

Gerçeği toplumun anlayacağı bir dille özetlersek amaç; Türk florasını ve tohumunu genetiğini değiştirerek kendi adlarına tescil etmektir. 

Gerçek amaç; mısır, soya, kanola, ayçiçeği, buğday, pamuk, domates, hıyar, biber, fasulye, bezelye, patlıcan, kabak, kavun, karpuz, ıspanak gibi insan ve insanlık için vazgeçilmez ortak mirası, mülkiyetlerine geçirmek. 

Küresel kuraklık masalıyla zihinleri kirletilen insanlık şimdi “susuz tohum” masalıyla pazarlanan iğdiş edilmiş, kısırlaştırılmış ebter tohumlarla kıyamet öncesi “gıda kıyameti” ile karşı karşıyadır. 

Susuz bir yaşam mümkünmüş gibi susuz toprakta yetiştiği iddiasıyla çiftçisiyle, akademisyeniyle, siyasetçisiyle, satıcısıyla, teknik elemanıyla ve tüketicisiyle bir ülke topyekûn aldatılmakta ve geri dönüşü imkânsız bir musibete sürüklenmekte. 

Geliyorum diyen belânın tacirleri, “Dünyada birçok ülke GDO'lardan yüksek gelir elde ediyor. Türkiye'de ise düşünmeden, insan sağlığını olumsuz etkiliyor diye karşı çıkılıyor. Biz, bir zamanlar matbaaya da karşı çıkmıştık. Türkiye'de bir an önce bu konuda altyapı hazırlanmalı” şeklindeki gerçek dışı beyanlarla halen her 100 kişiden 25'nin kısırlaştırıldığı ülkemizin çok yakın gelecekte hemen herkesin kısırlaştırıldığı bir toplum olması için çalıştığının farkındalar mı acaba? 

GDO savunucuları GDO'lu ürünlerin “kanıtlanmış bir olumsuz etkisi yok” iddiasındalar. Hâlbuki farelerde yapılan deneylerde her nesilde artan ve 4. nesilde yüzde yüz kısırlaşma etkisi yaptığı ispatlanmıştır. Tohum mirasına konmaya çalışan GDO'lu hibrit tohumu üreticisi firmalar ve dernekleri mâdemki bu kadar iddialılar, o halde patron ve yöneticileri gönüllü denek olsunlar ve laboratuarlarda kendilerinde deneyler yapılsın. Şayet zararsızsa bizde kendilerini destekleyelim. Ya da ebediyete kadar sussunlar.  

Çok iyi bilinmelidir ki Türkiye önlem almazsa 2030'larda Türkiye'de kadının doğurganlığı sıfırlarlara kadar inecek Türkiye'de erkeklerinin spermleri tümüyle yok olmakla yüzyüze kalabilecektir. Bunun sorumlusu ebter horum üreticileri kadar buna izin veren siyasetçiler ile gerçeği toplumdan gizleyen bilim çevreleri olacaktır.”

Tohum haberleri için tıklayın

GDO haberleri için tıklayın

ABD'li gazeteciden dehşet verici iddialar

 

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.