Yalova'ya Avrupa'nın kimyasal atıklarının depolanacağı dev tesis kuruluyor. Fay hattındaki tehlikeye uzmanlar ve halk karşı.
Serkan Ocak / Radikal
Yalova'ya yapılmak istenen kimyasal depolama sahası, Yalovalıları ayağa kaldırdı. Dünyanın en büyük depolama alanının tehlikeli 39 çeşit kimyasal atık, kimyasal madde, bitkisel yağ ve petrol ürünlerinin deniz kenarındaki 26 hektar alana kurulması planlanıyor. Kimyasal ağırlıklı maddeler Yalova'ya kurulacak 750 metrelik limana tanker gemilerle taşınacak. Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, bir kaza durumunda kimyasalların atom bombası etkisi yapacağını ve tüm Marmara'yı etkileceğini söyledi. 1999'da meydana gelen deprem sonrasında Yalova'da AKSA'ya ait benzer bir depolama alanında meydana gelen kazada insanlar dağlık alanlara kaçmış tarım arazileri zarar görmüştü. 150 tank ve 710 bin metreküp depolama sahası 1999'da meydana gelen kazadaki depolama alanından en az 50 kat daha büyük.
Hollanda kökenli Royal Vopak, Yalova'nın Çiftlikköy ilçesi Denizçalı Köyü mevkiinde kimyasal madde depolamak için, bir zamanlar AKSA'ya ait Elyaf Fabrikası'nın bulunduğu 26 hektar araziyi Kasım 2008'de satın aldı.
2016'da tamamlanacak
2016 sonunda tamamlanması planlanan tesisin 40 yıl ömrü olacağı belirtiliyor. Depolanacak maddeler arasında akrilik asit, etil alkol, sülfürik asit, fueloil, mazot, temiz petrol ürünleri gibi 39 çeşit kimyasal, bitkisel yağlar ve petrol ürünleri bulunuyor. Ayrıca kimyasal atıkların da depolanacağı vurgulanıyor. Projede ayrıca 150 tanktan oluşan tank çiftliği, 750 metre uzunluğunda iskele ve feribot terminali de yer alacak.
Proje ile ilgili ilk Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) toplantısı Ekim 2010'da yapıldı. Bayındırlık Bakanlığı, proje ile ilgili imar planlarında gerekli düzenlemeyi de yaptı. Ancak geçen hafta askıya çıkan projeye birçok sivil toplum örgütü itiraz etti. CHP İl Kadın Kolları, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Yalova Barosu, Çiftlikköy Belediyesi, TEMA, Ziraat Odası bu örgütlerden bazılarıydı. Ziraat Odası Başkanı Şaban Beşli, kimyasal depolama tesisini neden istemediklerini şöyle anlattı:
Marmara için tehlike
“1999'daki depremin ardından tüm halk dağlara çıktı. Benim o bölgede domates bahçem vardı. Domatesler yenmez hale geldi. Bu proje AKSA'dan 50 kat daha tehlikeli. AKSA Yalova için tehikeliydi. Vopak tüm Marmara açısından tehlikeli olacak. Kimyasallar karışırsa atom bombası gibi etki yapar. Bir yangın, deprem durumunda İzmit, Bursa, İstanbul etkilenir. Projenin kendi ÇED belgesinde sızıntı olacağı ve bu durumda balıkların zarar göreceği belirtiliyor. Denize girmek de mümkün olmayacak. Tesisin kurulacağı bölgede 2 site var. Burası Yalova'daki en güzel sahil bandının olduğu yer. Vopak'ın Avrupa'da ve dünyada 4-5 tane kurduğu depolama alanı var. Hiçbiri yerleşim alanı içinde değil. Uzak ve ıssız yerlerde. Dünyanın en büyük tankları diye geçiyor. AKSA'ya tehlike diyorduk, AKSA'dan 50 kat büyük bir tehlike söz konusu. Sadece Yalova değil, Marmara bitecek.”
Akla mantığa aykırı
Yalova Çevre Platformu'nun (YAÇEP), bölgeki kamuoyunun oluşmasında önemli bir payı var. YAÇEP üyesi Kemal Bayrı, kirletici sanayie kesinlikle karşı olduklarını belirterek şunları söyledi: “Yalovalılar, İstanbul'un yanı başındaki sanayi çöplüğü olmaya razı değil. Fay hatlarıyla dolu, her an büyük depremin beklendiği bu bölgede 710 bin metreküplük bir kimyasal depolamaya izin vermek, bize göre Yalova halkını da bölgenin canlı hayatını da büyük riske atmak demek. Biz bakanlıklardan, hükümetten ABD'de California'da 1970'lerden beri uygulanan ‘Fay Yasası' gibi koruyucu kanunlar beklerken, tam tersinin yapılmaya çalışılması akla mantığa aykırıdır.”
Eski AKP Yalova Milletvekili ve eski Yalova Kent Konseyi Başkanı Şükrü Önder de projenin fay hattı üzerine yapılmak istendiğini belirterek, “Bu proje Yalova'nın sonunu getirir” dedi.
Son iki süreç
Yalova Kent Konseyi Başkanı Lale Dondurmacıoğlu da, kimyasal maddelerin transferi sırasında balıkların zarar göreceğini belirterek şöyle konuştu: “1999 depreminde AKSA'da sızıntı oldu. Tarım arazileri öldü. Bu AKSA'dan kat kat büyük.”
Proje, şu anda Orman ve Su İşleri Bakanlığı'ndan ÇED olumlu kararını bekliyor. İmar planlarına yapılan itirazların da sonuçlanması bekleniyor. Yalova ve Marmara'nın kaderini şimdilik bu 2 süreçten gelecek sonuçlar belirleyecek.
Bakanlık: ‘Süreç tamamlanmadı'
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ysa sürecin henüz bitmediğini belirtti ve “Proje alanı Yalova il merkezine 11.5, Çiftlikköyü ilçesine 6, Taşköprü beldesine yaklaşık 1.1 kilometre uzaklıktadır. 26 hektarlık bir alanda 710 bin metreküplük, sanayide kullanılacak sıvı kimyasal, bitkisel yağ ve petrol ürünlerinin depolanması planlanmaktadır. Zehirli kimyasal atık depolanması söz konusu değildir. ÇED raporu 26 Temmuz'da sunulmuştur. Değerlendirmeden sonra karar verilecektir” dedi.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar