Güneydeki bazı tatil köylerinde otel fiyatlarının bu kadar ucuz olmasının ardındaki gerçek anlaşıldı. Tatilcilere dana eti yerine domuz eti yedirildiği kameralarca görüntülendi.
Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turist, tatilini geçirmek için Türkiye'nin eşsiz kıyılarına akın ediyor.
Turizm firmaları da müşteri çekebilmek için sudan ucuza her şey dahil sistemi uyguluyor. Peki ama yemek ve otel fiyatlarının bu kadar ucuz olmasının ardında hangi gerçekler yatıyor.
Maliyetleri karşılamakta zorlanan bazı turizimciler hangi yollara baş vuruyor? Lüks otellerde tatil köylerinde tatilcilere, dana eti yerine aslında ne eti yediriliyor? Deşifre ekibi, turizm cenneti Bodrum'da yaptığı araştırmalar sonucu, inanılmaz bir skandalı belgelemeyi başardı.
TATİLCİLERE NASIL YEDİRİLİYOR...
Her şey dahil sisteme göre çalışan bazı turistik tesisler, yerli yabancı müşteri ayırt etmeksizin tatilcilere yaban domuz eti yediriyor. Üstelik bu aymazlık hem yerli müslüman tatilcilerden, hem de yabancı müşterilerden özenle gizleniyor. Çünkü yerli müşteri dini inançları gereği, yabancı misafirler de hijyen sorunu ve hastalıklardan dolayı yaban domuz eti tüketmiyor.
Kaldıki tarım bakanlığı da hastalık ve hijyen sorunları yüzünden yaban domuz eti tüketimini yasaklamış durumda. Nitekim İzmir'de iki yıl önce çiğ köfte yapılarak halka yedirilen kaçak domuz etinin, Trişinellozis hastalığına yol açarak en az 40 kişiyi ölümle burun buruna getirdiği gerçeği daha dün gibi hafızalardaki tazeliğini koruyor.
İşte bu gerçekleri iyi bilen ve vicdanan rahatsız olan duyarlı bir aşçı skandalın ortaya çıkmasını sağladı. Müşterilerine dana eti niyetine yaban domuz eti yediren bir otelin ahçısı, Deşifre ekibini arayıp herkesten gizlenen gerçeği tüm ayrıntılarıyla itiraf etti. Ve bu ihbardan yola çıkan Deşifre ekibi, ilk olarak dağlarda yaban domuzu avlayıp otellere satan avcıları takibe aldı.
Ve müşterilerine domuz eti yedirdiği iddia edilen Bodrum civarındaki lüks tatil köylerinin mutfaklarına girmeyi başardı.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar