Ülkemizde bitki casusları cirit atıyor

Bayram Sarayoğlu - Türkiye'ye özgü bitkilerin, turistik seyahat kisvesi altında gezen ''bitki casusları'' tarafından kaçırıldığına yönelik söylentiler, turizm sezonuyla birlikte özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yeniden gündeme gelmeye başladı.

Ülkemizde bitki casusları cirit atıyor

Endemik birçok bitki türünün bulunduğu Doğu Karadeniz'de yöre insanı, bölgeye  turist olarak gelen bazı kişilerin, endemik bitkileri izinsiz şekilde yanlarında götürdüğüne inanıyor.

Rize'nin Ayder Yaylası'nda bir kişinin, ''çoraplarıyla belli bir bölgede koşuşturduktan sonra ters şekilde çıkardığı çoraplarını çantasına koyarak bir şeyleri kaçırdığının görüldüğü'' yönünde anlatımlar bile var.

Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ) Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Orman Botaniği Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Özgür Eminağaoğlu, dünyanın biyolojik çeşitlilik açısından en zengin ve aynı zamanda tehlike altındaki en önemli 25 karasal ekolojik bölgesinden birinin de Artvin olduğunu söyledi.

Artvin'in sahip olduğu 4 önemli bitki alanı, 1 biyosfer rezerv alanı, 2 milli park, 3 tabiatı koruma alanı ve 1 tabiat parkı ile biyolojik çeşitlilik açısından, ülkenin en önemli illerinden biri olduğunu belirten Eminağaoğlu, ''Artvin 243'ü nadir olmak üzere 1308 bitki taksonu (varlığı) ile olağanüstü floristik zenginlik ve çeşitlilik arz etmektedir. Artvin'de saptanan 243 nadir bitki türünün 65'i küresel ölçekte, 66'sı Avrupa ölçeğinde ve geri kalan 112'si ise ulusal ölçekte tehlike altındadır. 6 bitki türü Bern Sözleşmesi'ne, 17 bitki türü ise CITES Sözleşmesine tabidir'' diye konuştu.

Madencilik, baraj inşaatları, ulaşım ve altyapı tesisleri, hayvancılıkta aşırı otlatma, doğadan aşırı bitki toplama, turizm amaçlı yapılaşma, şehirleşme ve ormancılık gibi unsurların mevcut bitki varlığını tehdit ettiğini dile getiren Eminağaoğlu, olağanüstü floristik zenginlik ve çeşitliliğe sahip Artvin'de bu unsurların hepsinin mevcut olduğunu, bunun da endişe verdiğini kaydetti.

BİTKİ KAÇAKÇIĞINI KİMLER VE NİÇİN YAPIYOR

1983 ve 1988 yıllarında yayımlanan iki kararname ile yabancıların doğadan bitki toplamalarının izine bağlandığını hatırlatan Eminağaoğlu, ''Ancak araştırma yapmak, örnek toplamak ve hatta bu türleri ticari amaçlarla toplamak gibi amaçlarla ülkemizi ziyaret edenlerden çok azı, ulusal ve uluslararası yasalara uygun hareket ediyor. Bitki ile ilgili ilaçlar üretmek, o bitkiyi ortadan kaldıracak virüsler üretmek, o bitkinin genlerine başka genler monte ederek o bölgedeki başka bitki türlerini de ortadan kaldırmak, hatta belirli böcek türlerine veya mantar türlerine karşı zayıf hale getirmek mümkündür. 

İlaç firmalarının bu işin birinci faili olduğu belirtilmektedir. Yabancı bilim adamları, Dışişleri Bakanlığı izni ve ülkemizdeki bir üniversitedeki ilgili bilim adamlarının gözetimi ve işbirliğiyle belirli sayıda örneği ülkesine götürebiliyor''diye konuştu. (aa)

Daha fazla bilgi: Biyolojik silahlar midemizde!

Gözümüzün içine baka baka Türkiye'yi İsrail'e taşımışlar

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.