Dün Kanaltürk'te yayınlanan Neşter programına katılan baklava ve pasta üreticisi Yakup Avlukyarı baklava üretimindeki dudak uçuklatan hileleri anlattı. İçerisinde yer aldığı sektördeki tağşişleri anlatan Avlukyarı'nın söyledikleri 'gıda terörü' olarak isimlendirilen terörün aslında gıda terörü değil, kimyasal bir terör olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Antep fıstığı yerine bezelye ve yeşile boyanmış yer fıtığı kullanıldığını söyleyen Avlukyarı, tereyağlı olarak satılan baklavaların ise tereyağı içermediğini tereyağı aroması eklendiğini açıkladı. Baklava şerbetlerinde ise şeker yerine tatlandırıcı ve mısır glikozu kullanıldığı belirtti. İşte o tartışmadan bir kesit:
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın açıkladığı, ürünlerinde at, eşek ve domuz eti bulunan markaların arasında tanınmış olanların da bulunması gözleri ağırlıkla et ürünleri satan büfelere çevirdi.
![]() |
| Yapay tereyağı aroması böyle pazarlanıyor! |
Türkiye Lokantacılar ve Pastacılar Federasyonu Genel Başkanı Aykut Yenice, vatandaşları özellikle döner konusunda uyardı. Vatandaşın “Ucuza yemek yiyeceğim" derken sağlığını riske attığını belirten Yenice, hayvan yemi olarak kullanılması gereken et ve kemik artıklarının dönerin içine katıldığını kaydetti.
'TAKOZ'A GELMEYİN
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın yaptığı denetimlerde etlerin içinden tavuk gagası, inek memesi katkıların çıktığını ancak bunun buzdağının sadece görünen yüzü olduğunu söyleyen Yenice, dönerdeki diğer tehlikenin, “takoz" diye tabir ettikleri eski dönerlerin üzerine yeniden et konularak yapılması olduğunu söyledi.
Özellikle yaz aylarında takoz dönerlerin katkılı dönerler kadar ölüm saçtığının altını çizen Yenice, “Bazı işletmeler dünden kalan dönerlerini buzdolabına kaldırıp, ertesi gün üzerine yeniden et takarak satıyor.
Piştikten sonra buzdolabına giren et yeniden pişirildiğinde sayısız bakteri oluşur. Bunu defalarca kez yaptığınızda, o eti yiyen insan aslında bomba yiyor" diye konuştu.
Denetimsizlik cesaret verdi
Lokantacılığın ihtisas gerektiren meslek olması gerektiği halde, denetim eksikliği yüzünden ehliyetsiz ellerce yapıldığını ifade eden Yenice, “Eskiden sadece sokak aralarında bulunan ucuz dönerciler, denetimsizlik yüzünden kentin işlek çarşılarına taşındı.
Etin kilosu 30, tavuğun kilosu 8 liraya satılırken, bu yerler et dönerini 2 liraya, tavuk dönerini 1 liraya satıyor. Sağlıklı dönerin bu fiyatlara satılması mümkün değil. Demek ki bu gıdaların içinde et yerine başka bir şeyler var. " dedi.
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar