İftar ve sahur arasında 2,5 litre su içilmesini isteyen Yargıtay, 'Ramazan'da pilav ve kızartma yemeyin' dedi.
Yargıtay, TÜ Başhekimlik Toplantı Salonunda düzenlediği basın toplantısında, dengeli beslenme konusunda uyarılarda bulanarak, özellikle bu yıl, ramazanın sıcak günlere rastlaması nedeniyle beslenmenin öneminin bir kat daha arttığını belirtti.
Ramazan ayında dengeli ve yeterli beslenmenin sürdürülebilmesi için iftar ve sahur öğünleri arasındaki zamanda, bir günde alınması gereken besinlerin eşit ve dengeli bir şekilde paylaştırılması gerektiğini ifade eden Yargıtay, şunları söyledi:
''Yeterli ve dengeli beslenmenin çok daha önem kazandığı Ramazan ayında sağlıklı beslenme önerilerine dikkat edilmelidir. Bizim oruç tutanlara tavsiyemiz sahur öğününü kesinlikle atlamamalarıdır.
Sahurda süt, yoğurt, peynir ve en kaliteli protein kaynağı olan yumurta gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı veya çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan hafif bir öğün tercih edilmelidir. Ancak susama hissini artıran aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile bal, pekmez, reçel ve tatlı gibi şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulması gerekir.
Özellikle sahurda kızartma türü yiyecekler ve hazır gıdalardan uzak durun, iftar ile sahur arasında en az 2,5 litre su için.
Kan şekerini hızlı yükselten pirinç pilavından da uzak durun.
Posalı yiyecekleri tercih edin.
Kafeinli içecekler yerine de ıhlamur, kuşburnu gibi bitki çaylarını veya sebze sularını tüketin.''
Havanın aşırı sıcak olması nedeniyle vücuttaki terleme oranının daha fazla olduğunu anlatan Yargıtay, Ramazan'da yeterli sıvı alınmadığı taktirde vücudun dengesinin bozulacağını, bununda bulantı, kusma hipoglisemi gibi bazı rahatsızlıklara neden olabileceğini belirtti.
Yargıtay, kronik hastalığı olan kişilerin ve özellikle de tansiyon ve şeker hastalarının ramazanda oruç tutmamaları gerektiğini bildirdi.
AA
2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.
Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.
Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.
Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.
Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı
Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.
Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.
Yorum Yap
Yorumlar