Yiyeceklerdeki gizli kanserojenler

Gıdanın silah olarak kullanılması yalnızca politik kararlar ve genetik değişiklik değil elbette. Gıdalara eklenen katkı maddeleri de gıdanın silah olarak kullanılması açısından en önemli silahlardan biridir.

Yiyeceklerdeki gizli kanserojenler

Şarküteri ürünleri:

Amerikan Kanser Enstitüsü 1994 yılındaki bir raporunda, sosisli sandviçlerin çocuk lösemisiyle doğrudan ilişkili olduğunu bildirdi. Buna rağmen okullarda hala sosisli sandviç satılıyor.

Hemen hemen tüm işlenmiş et ürünleri nitrit ve nitratlar içerir. Bunların ikisi de sindirim esnasında “nitrosamin”lere dönüşür. Nitrosaminler ise kanserojendir.

Şarküteri ürünü derken, sadece tuz ve baharat ile hazırlanan geleneksel pastırmamızı ayrı bir yerde tutuyoruz. Pastırma sadece ettir ve yukarıdaki açıklamalar onun için geçerli değildir. Geleneksel yöntemle üretilmiş sucuk da bu maddeleri içermez.

Nitrit ve nitrat fabrika ürünü pembe renkli sucuklarda (zira rengini daha çekici göstermek için, pembeleştirmek için kullanılır), sosislerde ve jambonda bulunur.

Nutrasweet (Equal, Aspartam):

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarihindeki en fazla şikayeti bu yapay tatlandırıcı için almıştır. Şikayetler arasında baş ağrısı, mide krampı, kaslarda halsizlik vardı. Ayrıca, NutraSweet Alzheimers hastalığı ve fibromiyalji gibi sinir sistemi rahatsızlıklarıyla da ilişkilendirilmiştir.

Çocuğum nasılsa çayına tatlandırıcı koymuyor; endişelenmeme gerek yok demeyin. Bu tatlandırıcılar öksürük şuruplarında, gazozlarda, gofretlerde ve ambalajlı diğer tatlı yiyeceklerde bulunabiliyor. Aldığınız yiyeceklerin içindekiler kısmını mutlaka okuyun. Daha da iyisi, çocuğunuza ve kendinize, paketli yiyecek yedirmemeye çalışın.

Sweet Misery isimli bir film bu yapay tatlandırıcı hakkında ilginç detayları göz önüne seriyor. (Filmi izlemek için tıklayın)

Yapay renk vericiler:

Siz bakmayın Ayşe Özgün'ün “Yoğurt fabrikasına gittim, gördüm. Yoğurtları kırmızı pancarla boyuyorlarmış” demesine. Mavi, turuncu, yeşil renkli gazozlar, meyveli yoğurtlar, kekler, çikolatalar, pudingler, şekerlemeler, hatta meyve suları yapay renk vericiler içeriyor. Bunların üreticileri renk kartelasından kendilerine en uygun rengi seçiyor ve kimya şirketlerinden satın alıyorlar.

Zararlı yağlar:

Son senelerde insan yapımı yağlarla “Allah vergisi yağlar” arasındaki fark açık bir biçimde görülmeye başlandı. Allah vergisi yağlar atalarımızın ve onların da atalarının yediği yağlar. Yani, kuyruk yağı, iç yağı, sızma zeytinyağı, kaymak, tereyağı, yağlı et, yağlı balık, haşhaş yağı, susam yağı, keten yağı (başka kıtalarda hindistancevizi yağı). Çiçek yağının sızmasını bulursanız o da çok güzel. Yağ şirketlerinden para almayan “dürüst” beslenme uzmanları sadece bu yağlarla beslenmemizi öneriyorlar.

Makinelerle, yüksek ısıda çıkartılan yağların ise kimyası değişiyor. Çiçek yağı, mısır yağı, soya yağı, kanola yağı bunlara örnek. Hatta bu makinelerde üretilmiş zeytinyağından bile kaçınmalı; sadece sızma zeytinyağı kullanılmalı. Ayrıca, soya mısır ve kanola yağları çoğunlukla “genleriyle oynanmış tohumlardan” üretildikleri için daha da tehlikeli olabilir.

Margarin, hem genleriyle oynanmış tohumlardan üretilmiş olabilir. Hem de sayısız işlemlerden geçerek (birçok kimyasal katkı maddesinin yardımı ile) sıvı-kötü kokulu-tatsız halden katı-tereyağı kokulu-tereyağı lezzetli hale geliveriyor. Boşuna televizyonlarda 5 dakikada bir margarin reklamı yapmıyorlar. Zararlı olduğunu sağır sultan bile duydu. Artık yemiyoruz…

Siz siz olun, atalarınızın yağından şaşmayın.

Kalp Vakfı ve yağlar: E peki, bu yağlara Kalp Vakfı “güvenle yiyebilirsiniz” diye damgasını vuruyor diyorsunuz değil mi? Bu damgayı neden vurduklarını kendileri bilir. Amerikan Kalp Vakfı'nın hikayesi ise şöyle: 1970'li yıllardan itibaren Amerikan Kalp Vakfı hidrojenize yağ içeren margarin, cips gibi yiyeceklere amblemini koydu. Bu yağların insan sağlığına zararlarını gösteren araştırmaları hiçe saydılar. Bu yağları ve endüstriyel yiyecekleri üreten şirketlerden bağış alıyorlardı. En sonunda, kendilerine “gerçekleri söyleme” konusunda yapılan baskıya dayanamayarak 1998 Ekim'inde insanları “bu yağları yemeyin” diye uyarmaya başladılar. Darısı bizim kalp vakfının başına…

Zararlı şekerler:

Otto Warburg'un çok ses getiren araştırması “kanser en çok şekeri sever” şeklinde özetlenebilir. Şekerli gıdalardan mümkün olduğunca kaçınmak sağlığımız için en doğrusu olacaktır. Özellikle birkaç çeşit şeker var ki, bunları eve bile sokmamalı.

Mısır şekeri (nişasta bazlı sıvı şeker): Çoğunlukla genleriyle oynanmış mısırdan üretiliyor. Kola, bisküvi, çikolata, gofret, şekerleme, kek gibi tatlı gıdaların çoğu artık mısır şekeri ile yapılıyor. Mısır şekeri sıvı halde de, toz halinde de olabiliyor. Paketlerin içindekiler kısmında NBSŞ ismiyle de yer alabiliyor. Hatta gıda fabrikalarını bırakın, pastanelere bile bu şeker girdi. Evinize sadece “%100 şeker pancarı şekerinden imal edilmiştir” yazan şekerleri alın. Çok şükür bir devlet işletmemiz, Konya Şeker en güvenilir şekeri üretiyor.

Mevsim meyvelerinin içinde kendiliğinden bulunan şeker, doğal pekmez, doğal bal, kuru üzüm, dut, incir, hurma gibi meyveler güvenle yenebilir. Çocuklarınıza sık sık tahin-pekmez, pekmezli yoğurt veya ballı süt hazırlayabilirsiniz. Mevsim meyvelerinden kendi meyveli yoğurdunuzu yapabilirsiniz. (iyilikguzellik.com)

 

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.