YÖK Başkanı: 'Doku bankamız bile yok'

YÖK Başkanı Prof Yusuf Ziya Özcan, domates tohumlarını dışarıdan ithal eden ülkelerin genetiği değiştirilmiş ürünleri tüketebileceğini belirterek, 'Eskiden biyolojik silahlar vardı. Artık gıda üzerinden de niyetiniz kötüyse olumsuz etkiler oluşturacak mahsuller elde edilebilir' dedi.

YÖK Başkanı: 'Doku bankamız bile yok'

Bursa'da Faruk Saraç Tasarım Meslek Yüksek Okulu'nun akademik yılı açılış törenine katılan YÖK Başkanı Özcan, küreselleşmeyle birlikte üniversitelerin yeni bir döneme girdiğini söyledi. Artık dünyanın birçok ülkesinde yüksek öğrenimle ilgili talep patlaması olduğuna işaret eden YÖK Başkanı Özcan, Türkiye'de de gençlerin yüksek öğrenime ilgisinin arttığını ifade etti.

Geçen yıllarda 430 bin olan üniversite kontenjanlarını bu sene 710 bine çıkardıklarını anlatan Özcan, "Üniversitelerde artık yeni bir dönem başladı. Üniversitelerin başarısı, ülke ekonomisine sağladığı katkıyla ölçülüyor. Yaptığı bilimsel çalışmalar ülkeye ne kadar katkı sağlıyor, artık ona bakılıyor. Artık kolayca ABD'deki bir üniversiteyle Türkiye'deki bir üniversiteyi mukayese edebiliyoruz. Küreselleşme sonucunda üniversitelerde de artık yeni dönem başladı. Üniversitelerin fonksiyonları artık değişiyor. Ülkemizdeki üniversiteler de bu yarışta geri kalmamalı. İş birliği ve rekabetin en plana çıktığı bir dünyada üniversitelerin bulundukları ülke ekonomilerine, o ülke insanına ne kadar katkı sağladığına bakılıyor. Katkı yoksa üniversite de yok demektir. Şimdi beklenilen yeni dönemde üniversiteler ülke ekonomisine ve insanına katkı sağlamalıdır. ABD'ye bakın, tüm yenilikler üniversitelerden çıkıyor" dedi.

"DOMATESİN GENETİĞİYLE OYNANIP TADI BİLE DEĞİŞTİRİLİYOR"

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, geçtiğimiz günlerde Nevşehir Üniversitesi'nin akademik yılı açılışında yaptığı konuşmayı hatırlatarak, medyada domates tohumuyla ilgili çıkan haberleri değerlendirdi. Türkiye'de çok sayıda ziraat fakültesi olmasına rağmen piyasaya sürülen tohumların sadece yüzde 5'inin üniversitelerde üretildiğine dikkat çeken Özcan, "Eğer siz tohumlarınızı dışarıdan alıyorsanız bunlar olabilir. Genetikleriyle oynanmış tohumlar mümkündür. O tohumları nasıl orijinal gıdanın tadını kaçırıyorsa çok başka etkileri de oluşturabilir. Bizim sağlığımıza da zarar verecek şekilde genetik programlanmalar var. Kimse inkar etmesin. Dünyada böyle bir şey var. Bir zamanlar biliyorsunuz biyolojik silahlar vardı. Artık bunun yerine gıda üzerinden de insanların en çok kullandıkları ürünleri niyetiniz kötüyse olumsuz etkiler oluşturacak mahsullere çevrilebilirsiniz. Tohum bunun yapılacağı maddelerin en başında gelir. Ülkemizin o bakımdan da dışarıya bağımlılığının önünü kesinlikle kesmeliyiz. Üniversitelerimiz bu bağımlılık durumundan bizi kurtarması gerek" diye konuştu.

"BİR DOKU BANKAMIZ BİLE YOK"

Ziraat fakültelerinin burada büyük bir sorumluluğu olduğunu anlatan Özcan, sağlık alanındaki gelişmelere rağmen halen kullanılan serum ve ilaçların yurt dışından geldiğine işaret etti. Tıp malzemelerinde de yüzde 98'lik dışa bağımlılık oranı olduğunu kaydeden YÖK Başkanı Özcan, "Üniversitelerimizin bizi zorlaması lazım bu konularda. Tıpta önemli bir merkez sayılır Türkiye ancak ilaç ve serumdaki dışa bağımlılık hepimizi üzüyor. Bir doku bankamız bile yok. Biliyorsunuz ilik nakillerinde insanlar, uygun bir doku bulunursa bu ameliyatı gerçekleştirebiliyor. Dünyanın çok ülkesinde olmasına rağmen bizde halen bir doku bankası yok. Doku bankamız kurulursa 400 milyon euro tasarruf sağlamakla kalmayacağız, elde edeceğimiz gelirle büyük rahatlık sağlayacağız. Bir üniversitemiz bu konuda liderlik yaparsa biz de YÖK olarak gerekli katkıyı sağlamaya hazırız. Başbakanımızı da bir şekilde ikna ederiz. Yeter ki bir adım atılsın. Kanser tedavisinde kullanılan kandan yapılan ilaçlar da ülkemizde yok. Oysa kan verme alışkanlığına sahip bir halkımız var. Kan stoğu en zengin ülkeler arasında yer alıyoruz. Ama niye kandan ilaç üretemiyoruz? Üniversitelerin artık gerçek rolleri değişmiştir. Bizim bunları yapmamız gerekiyor" diye konuştu.

Konuşmaların ardından YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, Faruk Saraç'ın annesi Cemile Hanım'ın adını verdiği üretim atölyesinin açılış kurdelesini kesti. Özcan daha sonra YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri Prof. Dr. Muhittin Şimsek ve Prof. Dr. Berrak Kurtuluş ile birlikte hazırlanan pastayı kesti. YÖK Başkanı, açılışın ardından Bursa Valisi Şahabettin Harput ve beraberindeki heyetle gittiği Tophane semtinde meşhur Bursa kebabından yedi. (Klasgazete.com)

YÖK BAŞKANI NE DEMİŞTİ?

TARIM BAKANI NASIL SAVUNMUŞTU?

Türkiye ile İsrail arasında domates takası

GIDA HAREKETİ NE DEMİŞTİ?

Yorum Yap

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı!
CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

CHP'den eksik ama doğru tohum hamlesi

2006 yılında çıkarılan ve yürürlükteki 5553 sayılı kanın kadim / atalık /ananevi / eski / fıtrî / tabii tohumlarla ilgili pek çok konuda yasaklar getiriyordu. Genetik yapısıyla oynanıp hibrit adı altında satılan tohumları dayatan ve tabii tohumlara yönelik yasak getiren kanunun değişmesi için CHP, TBMM'ye teklif sundu. Gıda Hareketi olarak tüm siyasi partilere bu teklifi destekleme ve bir an evvel kanunlaştırma çağrısı yapıyoruz.

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Bayer insanlığı kanser yaptığını kabul etti

Alman ilaç ve kimya devi Bayer, yabani otlara karşı kullanılan glifosat maddesinin kansere yol açtığı gerekçesiyle hakkında açılan davalarda anlaşma yoluna gitti. Bayer, davacılara 10 milyar 900 milyon dolar ödeyecek.

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

GDO'lu tohum yok cümleleri yalanmış, işte gerçekler

Türkiye’de GDO’lu tohumun üretim ve satışı yasak olmasına rağmen büyük bir skandal ortaya çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığının her türlü deneme ve incelemeleri yapılarak satışına izin verilen belgeli tohum da bile GDO tespit edildi.

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Meyve ve sebzelerdeki büyüme hormonuna dikkat

Karpuzun içindeki çatlaklar çok büyük bir tehlikenin habercisi olabilir. Bu çatlaklar, forchlorfenuron adındaki büyümeyi artırıcı kimyasalın sonucunda oluşuyor.

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Şeker ve şekerli içecekler kanser riskini artırıyor

Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma, günde fazladan 100 mililitre şekerli içeceğin, kansere yakalanma riskini yüzde 18 artırdığını gösterdi.

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Gerçekler er geç ortaya çıkar: İşte ilginç bir araştırma

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesinde bir grup bilim insanı, deney hayvanlarıyla yaptığı çalışmada, yayık tereyağının 'öğrenmeyi olumlu etkilediğini', 'margarinin ise 'depresyonu tetiklediğini' tespit etti. Kaynak: Bilim adamları margarin, ayçiçek yağı, zeytinyağı ve tereyağını inceledi sonuç şaşırtıcı

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

'Aflatoksin içermeyen süt bulamadım'

Akredite laboratuarda yaptırdığım analiz sonuçlarında aflatoksin içermeyen süt bulamadım. Tamamen önlenebilir bu durum üretici hatası olup, sütü işleyen firmalarla hiçbir ilgisi yoktur.

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Yerli sığır ırklarımız ve sağlıklı süt

Ülkemizde, dünya sığır ırkları listesine girmiş 4 ana sığır ırkı bulunmaktadır.

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Gıda Hareketi bir kez daha haklı çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi'nin dünyada bir benzeri daha olmayan Ambalajlı İçme Suları Raporu yayınlandığında başta su firmaları olmak üzere Sağlık Bakanlığı'nın saldırısına maruz kalmıştı. Suç duyurularında bulunulmuş ancak savcılar Gıda Hareketi yetkililerini haklı bulmuştu.